Suat Tore
World of Traveller

18. Genel Kurul Üzerine (VI) – (27.02.2008)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

Deniz Tüfekçi’nin TÜRSAB Genel Kurulu yorumunu sürdürüyoruz.

ULUSAL Turizm Konseyi ile ilgili yaptığım konuşmayı bile anlamaktan uzakmuhalefet adaylarının konu ile ilgisi olmayan “Ulusal Tanıtım Konseyi” söylemini bana yanıt olarak vermesi, muhalefete soyunan değerli meslektaşlarımızın konularına hiç hakim olmadığını, turizm ile tanıtımın farklı kelimeler olduğunu acaba salondakiler fark edemeyecekler miydi?
2023 turizm stratejisi ile ilgili söylemimim anladığım kadar hiç takip etmemiş muhalefet listelerinden birinde yer alan değerli meslektaşım, “TÜRSAB bunun neresinde!” diye aslında bakanlığa, siyasi otoriteye yönelttiğim soruyu, “Neden TÜRSAB bu projeyi hazırlamadı?’’ babından bir yanıt vererek güya suyun üstüne çıktı, ama projenin bir devlet projesi olması gibi bir niteliğinden bile haberdar olmadığını, hiç okumadığını, kaç sayfa olduğunu bile bilmediğini salondakilere göstererek, söyleminin temelsiz, geçersiz inandırıcılıktan uzak olduğunun farkına da varamadı mı?
“Ayda 800 milyar telefon masrafı yapan TÜRSAB yönetimi… söylemi, TÜRSAB’a F1’den ciddi zarar ettirdiniz… iddiaları, belediyeden ofis açarken çalışma izni almanız gerekiyor iddiaları” ne yazık ki ufak bir araştırma yapıp bunu TÜRSAB yönetimine, muhasebesine, hukuk servisine merak edip soranların aldığı tam zıttı yanıtlar, inandırıcılık konusunda bu iddiaları öne sürenleri ve uzantılarının sınıfta kalmasına yol açmıştır.
Başaran Ulusoy ise hem gün geçtikçe kendini geliştirmesi, yetiştirmesi, öz güvenini üst düzeye çıkarması, ne dediğinin anlaşılmadığı o eski yılardaki konuşma yetene(ksizli)ğini, bir üst düzey politikacının konuşma düzeyine çıkarması ile muhaliflerine fark atarken, rakiplerinin zaaflarını da bunun üstüne katarak seçim bölümünü hiç zorlanmadan,adeta rakipsizmişçesine tarihi bir fark atarak önde götürdü.
Ekip liderleri Başaran Ulusoy’un faaliyet raporu üzerine yaptığı konuşmayı iyi dinlemiş olsalar, gerekli notları alıp hem yapılanları geliştirme konularındaki önerilerini, hem yeni yapmayı planladıklarını üyelere aktarıp konuşmalarından dolayı oy sayılarını artırabilirlerdi. Ama ekip başları, adaylar, son 20-25 günde konuşulan konular üzerine inşa ettikleri konuşmaları ile ne yazık ki ufuk’ları konusunda ciddi kuşku yarattılar. Kim iddia edebilirki,muhalefet listelerinden her hangi bir kimsenin konuşması nedeniyle o listenin oyunda ciddi, hatta ufak tefek artış oldu? Kimsenin!
Ne rekabet kurumu karşısında kazanılan dava, ne yeni anayasa taslağı hazırlanması sırasında görüş bildirmesi, katkıda bulunması istenen TÜRSAB gerçeğine değinmemeleri, tek bir şeye işaret ediyordu. “Adaylar günü bile takip etmiyor, sadece yeter ki koltuğa oturalım izlenimi veriyorlardı.’’
Genel kanı o idi ki, Başaran Ulusoy, muhaliflerinin kendisine verdiği mükemmel destekle böyle bir farkı yakalayarak TÜRSAB’da 7. dönemine başladı.
Haftaya tamamlıyoruz..

e-mail:suattore@smpublication.com

(27.02.2008)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

BÜTÜN bunlar inandırıcılık konusunu genel kurula katılan üyelerin nezdinde gündeme getirmesi doğaldı.

Previous Entry

Deniz Tüfekçi’nin TÜRSAB Genel Kurulu yorumunu sürdürüyoruz.

GENEL kurul öncesinde yollara düşüp mevcut yönetime alternatif olmayı düşünen adaylar arasında en örgütlü “görüneni” kuşkusuz Aydın Yaylacıklılar görünüyordu.

Next Entry