Suat Tore
World of Traveller

Ayıkla Pirincin Taşını (I) (12.09.2007)

Mart 24th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

İKİ hafta öncesine kadar yazdığımız “Türkler aynı tesiste aynı dönemde yabancıdan 3-4 misli pahalı tatil yapıyor’’ iddiamız geçen hafta patlayan bir flaş haberle bir kez daha turizm gündemine düştü. Rusya’da yaşayan ve Rus eşiyle Türkiyeye tatile gelmek isteyen bir vatandaşımız eşinin 3 misli kadar yüksek bir fiyatla karşılaştı. Sonra da konu bu uygulamayı yapan şirketin karalanmasına kadar gitti. Oysa bilinen gerçek, turizmcilerimizin uzun yıllardır farklı pazarlara farklı fiyatlar verdikleriydi. Bu farklılık Alman pazarı, Benelüx pazarı, İskandinav pazarı, Rus pazarı ve tabii Türk pazarı fiyatları (sektördekiler -iç pazar fiyatları- derler) şeklinde yıllardır var ve açıkca uygulanmaktadır. Sektörde bulunan herkes de bilir. Biz de yıllardır bu uygulamada Türk pazarının tüm bu pazarlardan 3-4 misli fiyatlarla karşılaştığını yazıp durduk.
Konu ile ilgili Deniz Tüfekçi de ilgimizi çeken bir mail göndermiş.
Günaydın yazar efendi, günaydın dünyadan bihaber turizmciler!
Tam 93 yılından bu yana dilimizde tüy bitti, insanları (ülkemizde tatil yapmayı, konaklamayı planlayanları) pasaportlarına göre ayırıp, farklı pazarlara farklı fiyat uygulaması yapıp, yeni moda deyişle “yield management!’’ (bu lafı edenlerin aslında bunun ne anlama geldiğinden de haberleri yok ya) adı altında aşağılamayın, rahatsız etmeyin diye.
Bizim 14 yıldır anlattığımız şeyi bu güne kadar sessizce izleyen, doğrusu seyredenler, şimdi “Teztur özür dilesin” diye başlık atıyor.
Böyle bir başlık atabilmek için ya Teztur ile bir kişisel sorununuzun olması lazım ya bu uygulamanın 14 yıldır tüm çıplaklığıyla, acımasızca var olduğundan haberdar olmamak lazım ya da bu uygulamayı yürüten otelcileri masum sayıp, hedef şaşırtmak lazım.
Yazar efendi bakın neler söylemiş, aynen kopyalayıp yapıştırıyorum;
“Yıllardır yerli müşteriye ayrı, yabancıya ayrı fiyat verildiğine ilişkin iddiaların doğru olmadığı, yapılan araştırma ve fiyat karşılaştırmaları ile anlatılmaya çalışılırken”, aynı ülkede yaşadığı halde sırf kimliği ayrı olduğu için müşteriden farklı fiyat istemeyi hiç kimse savunamaz.
(Hemen soralım; ayrı ülkede yaşayanlara ayrı fiyat uygulamasını nasıl savunacaksın?)
Efendim, önce yazar efendinin “Yerli, yabancı fiyatı ayırımı yoktur’’ iddiası “külliyen yalan’’ bir iddiadır; eğer yalan değil diyorsa bu yazarı, araştırma yaptığı otelciler düpedüz makasa almışlar, ellerindeki usulüne uygun “birisi şikâyetçi olursa, onu gösteririz” babından yapılmış uygun kontratları, yazar efendiye araştırmasında kullansın diye yutturmuş.
Bu ülkede fiyatlar farklı pazarlarda, farklı para cinsinden ve ederlerden verilmektedir. Genelde en ucuz fiyatı Almanlar sonra Ruslar sonra diğer ülke vatandaşlarına tur düzenleyen operatörler alır, en pahalı ödemeyi de Türk yurttaşları yaparlar. Farklı pazardan da öte fiyatları gelenlerin milliyetlerine göre verirler.
Moskova’dan gelen Türk ise otelci ondan Türk pazarına uyguladığı fiyatı ister, çünkü o otel Türk müşteriye daha pahalı fiyat uygulamaktadır ama yazar efendi bundan haberdar(!) değildir.
Sorarlar yazar efendiye, madem herkese Moskova’daki Rus ya da Türk yolcuya bizim otelciler aynı fiyatı veriyorlarsa, problem nereden çıkıyor?..
Bu kadar küçük bir akıl yürütmesi de mi yapamıyorsunuz efendim!
Bazı yıllar (bu yıl olduğu gibi) Ruslara verilen fiyatlar Almanların da altına çekilebildiği gibi, birkaç istisna dışında farklı ülke vatandaşlarına farklı fiyattan vermeyen tesis yok gibidir.
Bu Antalya’da nasıl ise İstanbul’da da böyledir. İsrail pazarı için verilen fiyatı İsrailli bir acentenin Amerikalı bir yolcusuna kullandırmaya kalkarsanız başınız otelle derde girebilir ve otel sizden ABD pazarına uyguladığı fiyatı isteyebilir, vermem derseniz yolcunuzu almayabilir. Bunu ben ve benim gibi birçok meslektaşım yaşamış, sorunu ise tamamen kişisel ilişkiler ve yılların verdiği bir güven ilişkisi çerçevesinde çözülebilmiştir. Bu tür bir ilişkisi olmayanlar ise mağdur olmuşlardır. Ama bunun böyle olması, otelcilerimizin insanların pasaportlarına göre acentelere fiyat verdiği gerçeğini değiştirmez.
Yazar efendi, işi o kadar safça niteliyor ki bakın en sonunda neler yazıyor.
“Bu vesile ile konaklama sektörünün temsilcisi olarak Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) konuyla ilgili kesin ve net bir tavır alarak bunu kamuoyuna ve sektöre duyurmalıdır.’’
(DEVAMI HAFTAYA)
e-mail:[email protected]

(12.09.2007)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

TURİZM Bakanlığına atanan Sayın Ertuğrul Günay’ı kutluyor ve başarılar diliyoruz.
27 Haziran tarihindeki yazımızda sektörün yeni parlementodan beklentilerini konu etmiştik.

Previous Entry

YAZAR efendi gerçekten bundan habersiz ise şunu yazmakta yarar var; TÜROFED Başkanı, maaşlı bir memur değil.

Next Entry