Suat Tore
World of Traveller

Bize Gelen Turist Kaç Yıldız? (05.08.2009)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

HİÇ eveleyip gevelemeyelim ve sorunun yanıtını hemen verelim. Bize gelen turist Avrupa’nın orta ve ortanın altı gelirlilerinin oluşturduğu sınıfdır ve ülkemiz turizmde sunduğu doğal olanaklara ve yepyeni tesislerine göre ucuz olduğu için talep gören bir ülkedir. Gelen turistin yıldızını da buna göre siz verin!!
Geçen haftaki yazımızda turist sayısını vermiştik. İlk 6 ayda %1 kadar düşüşün çok büyük olmadığından söz etmiştik. Sırası gelmişken yazalım; yılın ilk 6 ayında ülkemize gelenler arasında yıllardır ilk kez Ruslar Almanları geçerek ilk sırayı aldı. İlk sırayı % 14.75 ile alan Rusları, Almanya %14,66 ve İngiltere %10,40’la takip ediyor. Turist sayılarında durum çok vahim değil ama gelir rakamlarındaki kaybın aynı dönemde %10’a kadar yükselmesi çok üzücüdür. Turizm gelirleri yılın ilk yarısında geçen yıla göre yüzde 9.6 azalarak 4 milyar 243 milyon 545 bin dolara gerilerken, turizm giderleri de yüzde 7 oranında azalarak 936 milyon 530 bin 60 dolar oldu. Çıkış yapan turist sayısı da yüzde 1.6 artarak 7 milyon 742 bine çıktı. Bunlar Türkiye İstatistik Kurumu Turizm İstatistikleridir.
2009 yılı ilk dönem turizm geliri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.6 oranında azalarak 4 milyar 243 milyon 545 bin 107 dolar oldu. Bunun 3 milyar 494 milyon 473 bin 20 doları yabancı ziyaretçilerden, 749 milyon 72 bin 87 doları ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Nisan, mayıs, haziran aylarından oluşan turist yoğun dönemde en yüksek turizm geliri 1 milyar 777 milyon 999 bin 175 dolar ile haziran ayında gerçekleşti. Mayıs ayında 1 milyar 444 milyon 131 bin 880 dolar, nisan ayında ise 1 milyar 21 milyon 414 bin 51 dolar gelir elde edildi. Nisan-haziran döneminde kişi başı ortalama harcama yabancılarda 501 dolar, bizim vatandaşlarda ise 984 dolar olmuş.
Ülkemiz 1 hafta kalarak ortalama 500 dolar harcayan turistlerin ülkesidir. Oysa kendi vatandaşlarımız aynı tesislerde 2 misline tatil yapabiliyorlar. Bugün gazetelerde okuduğunuz tur fiyatları vatandaşlarımıza yabancılardan 2 mislinden de pahalıya gelmektedir. Bunu siz de tatile çıktığınızda kaldığınız tesiste kalanlara sorarak bulabilirsiniz. Biz haziran sonunda aynı tesiste tatil yapan yabancılara (hatta Almanya’da yaşayan ve turunu Almanya’dan satın alan vatandaşlarımıza da) sorduk ve ögrendik. Aynı tesisi onlardan 2.5 misli pahalıya paylaşıyorduk.
Şimdi bu yazıyı okuyan tesis sahipleri ve dernek yoneticileri hemen itiraz edeceklerdir. Geçen yıllarda uydurdukları kılıf yabancılar tatillerini en az 6 ay gibi, çok önceden satın alıyorlar, oralarda toptancı tur operatörlüğü falan diyeceklerdir. Bu yıl bunun önüne geçmek üzere sezon başında kampanyalar yapıldı ve toptancılar Türk vatandaşlarına da öncelikli rezervasyonlara indirimler yapacaklardı. Ama bu pek tutmadı. Bizler kendi tesislerimizi yabancılardan daha pahalı kullanmayı sanırım daha uzun yıllar sürdürecegiz.
Tekrar yazımızın başlığına dönelim. 2000’li yıllarda 700 dolarlara kadar yükselen turist başına harcamanın 500 dolarlara düşmesi ülkemize gelen turistin yapısının giderek düştüğünün kanıtıdır.
Peki ne yapalım?
Yapılması gerekenler bellidir. Turizmi çeşitlendirip 12 aya yaymanın yollarını aramak. Nasıl olacak bu derseniz her şeye ragmen fazla uzağa gitmeden İstanbul’a bakınız.
İstanbul giderek artan güvensizliğine, çirkinleşen yüzüne, çevre bilinci yoksunluğuna, ulaşım kargaşasına, beceriksiz yerel yöneticilerin yanlış ya da bitiremedikleri uygulamalarına kadar olumsuzluklar ile dolu bir metropol olmasına ragmen belki de yalnızca kongre turizmi ve bu konuda yapılan tanıtım çabalarıyla son yıllarda turist yoğun bir şehir olurken, turistin Türkiye ortalamasının çok üstünde harcama yapmak zorunda kaldığı bir şehir de olmuştur.
İstanbul’da hem otel fiyatları hem de yeme içme fiyatları artan turist sayısı ile birlikte son yıllarda hızla yukselmiştir. Hatta yeme içme fiyatlarında bize göre Avrupa’da Moskova’dan sonra ikinci en pahalı şehirdir. Ama bu konuyu ayrı bir yazımızda ele alacağız.
Turist yoğun diğer şehirlerimizde de turizm ürünlerinin sayısını yükseltip 12 aya yayabilirsek hem turistin yıldızını artırmayı başarırız hem de kazancımız artar.

[email protected]

(05.08.2009)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

BİR ayı aşkın süredir Çin pazarının önemini yazıyoruz. Bu köşede resmi temasların eksikliğinden söz ettik. Ancak bizim dönüşümüzün hemen ardından Cumhurbaşkanımız Çin’i ziyaret etti ve çok olumlu temaslarda bulundu. Fakat daha sonra Uygur bölgesinde başlayan ve hâlâ süren üzücü olaylar bu yeni başlattığımız olumlu ilişkileri ikinci plana itti.

Previous Entry

TURİZMİN patronları geçen haftaki EKK toplantisinda yaptıkları sunumunu dün Conrad Otel’de tekrarlayarak bizleri de bilgilendirdiler.

Next Entry