Suat Tore
World of Traveller

Çin Pazarına Bakış -3- (10.06.2009)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

ÇİN pazarını yazmayı sürdürüyoruz. Pekin turizm direktorlüğümüzün son Çin raporuna göre Çinlilerin karar alma süresi birkaç aya kadar uzayabilmektedir. Bu konuda AB veya ABD vatandaşları gibi önceden bir bütçe ayırmadıkları için genellikle yola çıkmadan 1 ay önce rezervasyon yaptırıyorlar. Çin’de outbound seyahat organizasyonu yapan ve Çin devletinden onaylı Türkiye programları olan ana Çinli toptancı acente sayısı 10’un üzerinde, diğer (bölgemize yönelik programları olan) outbound acentalar ise 600’e yakın.
Çin’de hedef kitle 20-40 yaşları arasındaki eğitim düzeyi yüksek genç çiftler, yeni gelişen Çin ekonomisinde iş sahibi olan işadamlarıyla şirketlerde ve çok uluslu şirketlerde çalışan üst düzey (beyaz yakalı) yöneticiler. Türkiye için diğer bir hedef kitle ortalama aylık geliri 10.000 RMB (1250 ABD Doları) üzerinde olan beyaz yakalılar ve resmi pasaportlu devlet memurları. Devlet görevlilerinin seyahat masrafları devlet tarafından karşılanmakta. Çin’de “tek çocuk politikası” uygulandığından varlıklı hale gelen aileler çok değer verdikleri tek çocukları için her türlü masrafı yapmakta ve özellikle de balaylarını, marka alışverişlerini yurtdışında geçirmeleri ve yapmaları için teşvik etmekte, Avrupa ve Akdeniz bu anlamda öne çıkıyor.
Tatile gittikleri en yoğun dönemler: İlkbahar-Çin Yeni Yılı Bayramı (her yıl ocak sonu veya şubat başı), 1 Mayıs İşçi Bayramı ve 1 Ekim Milli Bayramı olmak üzere 7’şer günlük 10 güne uzayabilen 3 milli bayramdır. Mayıs bayramı 2007’de 3 güne indirildi. Bu nedenle haziran-eylül ayları arasında da tatil için önem kazanıyor. Firmalar çalışanlarını (ücret politikası nedeniyle) özellikle bu dönemlerde tatile çıkmaya teşvik ediyorlar
Tatil türlerine olan eğilim: Genelde talih oyunları, marka ürünler içeren alışveriş yapmak, ünlü tarihi yerler ve müzeleri gezmek, piramitler, Eyfel Kulesi vb en popüler/tanınmış imajı yüksek yerlerde fotoğraf çekmek, içkili yemekleri tatmak eğilimi hâkim. Avrupa seyahati tarih, kültür ve alışveriş ağırlıklı olup, batılı ülkelerle karşılaştırıldığında deniz-güneş-kum üçlüsü henüz çok ilgi çekmemekle birlikte Malezya, Singapur, Tayland, Avustralya, Filipinler ve Maldivler gibi yakın Asya ve Okyanusya ülkelerine özellikle Çin’deki kış aylarında bu ülkeler sıcak olduğu için gidilmekte. Yunanistan tarihi imajı yanısıra Akdeniz’de sıcak, mavi denizi romantik bir ülke olarak algılanmakta. Ülke dışına çıkınca, özellikle Avrupa ve Akdeniz için bir tek şehir veya ülkeyi görmekle yetinilmemekte 10 günlük bir turda 5-6 ülke görülmek isteniyor. Bu nedenle tarih ve kültür turizmi ağırlıklı gidilen Avrupa ve Akdeniz’de dinlenme odaklı klasik tatil turizmi pek söz konusu olmamakta. Tatil turizmi için daha ucuza çıkan Asya ülkeleri tercih nedenidir.
Tercih ettikleri konaklama türleri genellikle lüks, lüks butik ve 4 yıldızlı oteller. Yeni gelişen pazar olan örneğin Dubai aşırı lüks otelleri ile ilgi çekmeye başladı.
Ülkemiz de dahil olmak üzere bölgemize yönelik yurtdışına çıkışlarda ferdi vize alınmadığından ve ancak grup oluşturularak tur organizasyonu yapılabildiğinden kalabalık gruplar halinde seyahat etmek hâkimdir. Ancak grup (acente) dışında gitmek eğilimleri vardır. Bunun için ülkemiz FIT vize uygulamadığından bu anlamda bir sorun vardır. Özellikle Avrupa ve Akdeniz seyahatlerinde şu an için daha çok, ‘gösteriş’ amaçlı gezme isteği söz konusudur. Ünlülerin gittiği yerleri gezmek, oralarda yemek yemek, marka mağazalar ve merkezlerden alışveriş yapmak, Paris ve Alpler gibi batı dünyasının çok bilinen marka destinasyonlarını görmüş ve dönüşte eşe dosta anlatmış olmak önemli bir tatil motivasyonu olmaktadır.
Gelir düzeyi arttıkça kültürel yapıda gelişmekte, görüş ve bilgi genişletmek de giderek önem kazanmaktadır. Kültür düzeyi yükseldikçe batı medeniyetleri ve dini turizm miraslarına ilgi artabilmekte, ancak bu gelişme yavaş yavaş olmakta. Bu nedenle Türkiye gibi bu anlamda büyük bir miras birikimi olan ülkelere gidiş ikinci aşama bir tercih olarak kalmakta. Bu nedenle bu aşamada özellikle uzun mesafeli yurtdışına çıkışlarda bir defada mümkün olduğunca çok ülkeyi görmeyi tercih ediyorlar. Türkiye’ye gelen Çinlilerin pek çoğu bu yüzden Mısır, Yunanistan ve İsrail gibi yakın bölge turlarının bir parçası oluyor. Bu durumda İstanbul direk THY uçuşlarının da etkisi ile bazen diğer ülkelere geliş ve gidişte birer gece kalınan bir transfer destinasyonu oluyor. Çin yazılarımız devam edecek.
[email protected]

(10.06.2009)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

GEÇEN hafta başladığımız Çin pazarına bakışı Pekin turizm direktörlüğümüzün Çin raporu ile birlikte yazmayi sürdürüyoruz.
Çin, turist gönderen ülke olmaktan çok, turist çeken ülke konumunda olmak istemektedir.

Previous Entry

ÇİN pazarına bakışı Pekin turizm direktorlüğümüzün Çin raporu ile birlikte yazmayı sürdürüyoruz.
Çinlilerin en çok tercih ettikleri bölgelerimiz İstanbul, Ege bölgesi (İzmir, Efes-Kuşadası, Denizli-Pamukkale), Kapadokya ve Antalya’dır. İleride tercih sebebi olabilecek potansiyel turizm çeşitleri golf, mavi yolculuk ve balayı turizmidir.

Next Entry