Suat Tore
World of Traveller

Hoş Geldiniz Sayın Bakan (05.09.2007)

Mart 24th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

TURİZM Bakanlığına atanan Sayın Ertuğrul Günay’ı kutluyor ve başarılar diliyoruz.
27 Haziran tarihindeki yazımızda sektörün yeni parlementodan beklentilerini konu etmiştik. Bu hafta Sayın Bakan’a turizmcilerin bu beklentilerini tekrar sıralayarak hazırladık.
1- Sektör örgütlenmelidir. 1618 sayılı TÜRSAB yasasının dışında konaklama tesisleri, ulaşım, rehberler, sektör çalışanlarının dernekleşmeden öteye giden bir yapılanmaları yoktur.
2- Sektör, tanıtım, yatırım, istihdam… gibi konulardaki kararlara katılmalıdır.
3- Çalışanların iş güvenliği sağlanmalıdır. Özellikle sezonluk bölgelerdeki çalışanlar güvencelere kavuşturulmalıdır.
4- Turizmin değiştirilmeyecek uzun vadeli bir planı, programı yapılmalıdır.
Bu ana maddelerden hareketle de:
– Ülkemizin turizm politikalarını, bu politikaların yürütülmesini sağlayacak turizm stratejilerini, sorunları aşmak için taktiklerimizi oluşturacak, turizm sektörünün başta ilgili turizm birlikleri olmak üzere, ilgili yerel yönetimler, ilgili kamu kuruluşları ve tüketici kurullarının da katılımıyla “Ulusal Turizm Konseyi’’ kurulmalıdır.
– Türk turizmininin gerek duyduğu yol haritasına, stratejik plana, master plana ve buna uygun eylem planına kavuşturulmalıdır.
– Turizm sektörü içinde yer alan tüm kuruluşların (konaklama, rehberlik, ulaşım gibi) ilgili yasalarını çıkartarak örgütlenmeleri ve “Ulusal Turizm Konseyi’’ içinde yer alarak kararlarda söz sahibi olmaları sağlanmalıdır.
– Ulusumuzun stratejik önemdeki kıyı bandı (sahil), orman alanları, milli park, arkeolojik ve doğal SİT alanları özenle korunarak, sürdürülebilir bir turizm için sadece çevre ile barışık yatırımlara destek verilmelidir.
– Ulusal Turizm Konseyi tarafından oluşturulacak yeni stratejiler doğrultusunda uygun görülen yatırımlar bir master plan kapsamında teşvikler ile desteklenerek, yabancı sermayenin girişine sadece bu yatırımlar doğrultusunda izin verilip teşvik edilmelidir. Yatırımlarda arz ve talep dengesi, kamu yararı, kaynakların etkin kullanımı ilkeleri özenle takip edilmelidir.
– İstihdam üzerindeki vergi, sigorta türü yükler bir plan doğrultusunda istihdamı teşvik etmek amacıyla yöresel ve dönemsel olmak üzere kaldırılmalı ya da asgari düzeyde tutularak hem çalışanlar için istihdam güvencesi sağlanmalı, hem de turizm işletmelerinin kayıt dışına itilmeleri önlenmelidir.
– Turizm işletmecilerini birikmiş ağır vergi ve SSK borç ve faizleri yükünden kurtaracak, gelecekte de aynı sorunlarla karşılaşmalarını önleyecek yeni düzenlemeler yapılmalıdır.
– Hem kişi başı döviz girdisini, hem de toplam turizm gelirlerimizi artırmak amacıyla seyahat acentalarına belli muafiyetler sağlayıp, pazarlama faaliyetlerinde seyahat acentalarına turistle ilgili kesilen fatura üzerinden teşvikler sağlanmalıdır.
– Tanıtma fonu ülkemizin uluslararası alanda gereksinim duyduğu imaj çalışmaları için kullanılmalıdır. Ülkemizin turistik tanıtımını, yeniden etkin bir biçimde tüm yıla yayarak Ulusal Turizm Konseyi kararları doğrultusunda özel sektör ile birlikte yürütme kararı alınmalıdır.
– Gençlik, kongre, 3. yaş, sağlık, spor ve kültür turizmine yönelik programlar ve yatırımlar özel olarak teşvik edilmelidir.
– Kültür ve turizm konularını da koordinasyon içinde yeniden yapılandırmak gerekmektedir.
– KDV, ÖTV gibi vergileri rakip ülkeler ortalamasına indirerek ülkemizin turistik değerlerinin pazarlanmasında yatırımcı ve işletmecilerin üzerindeki rekabet dezavantajı kaldırılmalıdır.
– Yurttaşlarımızın tatil gereksinimlerini teşvik edici, kamu kaynaklarının sosyal devlet ilkesi doğrultusunda kamu ve özel sektör çalışanlarının tatil gereksinimlerini kolayca gerçekleştirebilecekleri düzenlemeler yapılmalıdır.
– KOBİ’lere sağlanan tüm teşviklerin yanında ihracatçıya sağlanan teşviklerden turizm sektörünün tamamı yararlandırılmalıdır.
– Yat ve kruvaziye turizmini düzenleyici, teşvik edici tedbirlerin yanında, Akdeniz çanağının en büyük yat limanları Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinde inşa edilmeli, kışlak kapasitesi on yıl içinde 5 kat artırılmalıdır.
– Müze ve örenyerlerimizi özelleştirme ile talan ikilemi kıskacından kurtarıp, gelecek nesillere kültür hazinelerimizi aktaracak düzenlemeler yapılmalıdır.
e-mail:[email protected]

(05.09.2007)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

GEÇEN hafta Almanların Türkiye’deki tatillerinde Doğu Avrupalı turistleri aynı tesislerde istememelerini, bunun ırkçılığa kadar uzanabileceğini, turizmde ırkçılığın yeri olmadığını yazmıştık.

Previous Entry

İKİ hafta öncesine kadar yazdığımız “Türkler aynı tesiste aynı dönemde yabancıdan 3-4 misli pahalı tatil yapıyor’’ iddiamız geçen hafta patlayan bir flaş haberle bir kez daha turizm gündemine düştü.

Next Entry