Suat Tore
World of Traveller

Kriz ve Turizm – (15.10.2008)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

BU hafta seyahatteyken bize de ulaşan, TURSAPNET -Turizmciler ve Seyahat Acentaları Platformu- Kurucu moderatorü olan Cemal Kızıltan’ın global krizin Türk turizmine etkisini irdeleyen görüşlerini köşemize alıyoruz.
“ABD’den başlayan ve tüm dünyaya yayılan kriz bu hafta başı itibarıyla Türkiye’ye de geldi..
Kriz ne demek?
Var olduğu zannedilen paranın aslında olmadığının ortaya çıkması demek!..
Bir zamanlar dünyaya hükmeden şirketler ve en önemlisi para piyasaları sallanıyor, ilk firmalar düşmeye başladı, belli ki arkası gelecek.
Türkiye’de durum ne?
Birkaç çok uluslu bankanın yaşadığı sorunlar dışında henüz bilmiyoruz, ama başbakan “bu ekonomik kriz bizi etkilemez” diye konuştuğuna göre durum ciddi!
Turizm sektörü bu krizden nasıl etkilenecek?
– Olası kapanmalar ya da şirket küçülmeleri nedeniyle maaşlı kesimde yaşanabilecek isşsizlik sorunu yüzünden yurtiçi ve yurtdışı turları yapan turizm şirketlerini olumsuz yönde etkileyebilecek.
– İnsanlar mecbur kalmadıkça seyahat etmeyeceğinden ya da ister istemez ekonomik alternatifleri değerlendireceklerinden Havayolları otobüs firmaları, şehir hotelleri ve Rent A Car firmalarının ciroları düşecek.
– Ulusal Havayolları dahil finansman sorunu yaşayan pek çok şirket ya sembolik rakamlarla el değiştirecek ya da iflaslar artacak. Bu da turizm sektörüne karşı genel bir güvensizlik ortamı doğuracak.
– Petrol fiyatları düşecek, ama sigorta maliyetleri yükselmeye devam edecek.
– Konaklama tesisleri tahsilat sorunu yaşayacak, yaşanılan mali sorunlar nedeniyle tedarikçi firmalar, dolayısıyla ülke genelinde enerji, gıda ve kimya sektörleri başta olmak üzere pek çok sektör zarar görecektir.
– Havayolları ayakta kalmak için doğrudan satış tekniklerini geliştirecek, bilet satış acentelerini gözden çıkartacak önlemler dahil, kârlılıklarını arttıracak her türlü önlemi almaktan geri kalmayacaklar.
– Bayi kanalı olan ve promosyon turları düzenleyen firmaların talepleri ister istemez azalacak, çünkü daha ucuz promosyon alternatiflerine yönelecekler.
– Kongre ve benzeri organizasyonlarda ciddi talep azalmaları gözlenecek. Bu toplantılara sponsorluk yapan ilaç firmaları başta olmak üzere pek çok kurum bütçelerini yeniden gözden geçirecekler.
– Pazardan daha fazla pay kapma adına bireysel ve bölgesel fiyat kırmalar başlayacak, Havayolu taşımacılığı hariç, başta hotel konaklamaları olmak üzere pek çok turistik servis ucuzlayacak.
– Turizm sektörü eskisi gibi finans kurumlarından düşük maliyetli kredi temin edemeyeceği için havayolları ve hoteller başta olmak üzere yeni yatırım yapamayacaklar, bu da kalite ve konforu olumsuz etkileyecek.
– Turizm sektöründe çalışan kurumlar talep azalması ve maliyet gerekçeleri ile küçülecek, bu da sektör içinde pek çok yetişmiş elemanın işsiz kalmasına ya da farklı sektörlere geçmesine sebep olacak.
– Tazminat, SSK ve diğer vergi ve rusum maliyetleri nedeniyle yetişmiş personel gözden çıkartılarak, yerine daha az kalifiye ve deneyimsiz olmasına rağmen düşük maliyetli elemanlar istihdam edilecek.
– Aynı sebeplerle iyi eğitimli ve evrensel yöntemlerle iş yapma potansiyeli olan genç insanların turizm sektörüne ilgileri azalacağından bir süre sonra nitelikli personel sorunu yaşanmaya başlayacak.
– Vergi geliri düşen hükümetler ayakta kalabilmek için sisteme yeni vergiler salacak ve denetimleri arttıarak zararlarını azaltmaya çalışacaklar.
Oldukça karamsar bir portre ama burada sıraladıklarımıza karşı çıkacak var mı? Üstelik katkıda bulunacak ve listeyi uzatacak bir sürü meslekdaşımız olduğuna eminim.
Peki, ya sonra ne olacak?
Hiç, bugün ne oluyorsa aynı şey olacak. Çünkü bu sorunlar bugün başlamadı, zaten çok uzun zamandır birçoğuyla iç içe yaşamaktaydık.
Açıkçası turizm sektörü ben bildim bileli (28 sene) krizde… Galiba bunlarla mücadele etmenin yolunu bulmuşuz ki, hâlâ daha ayakta kalıp, mesleklerimizi icra edebiliyoruz.
O zaman bu yazıyı neden yazdım?
Bu konuda bizi bilgilendirmesi, yönlendirmesi gereken kurumlar uzunca süredir üyelerine ve sektör sorunlarına karşı etkisiz ve ilgisiz olduğu için meslektaşlarımızı karınca kararınca uyarmak istedim.
Şimdilik ayaktayız, ama yine de tedbirli olmalı ve 9 kez düşünüp, bir kez uygulamalıyız.
Sözün özü: Enseyi karartmayın, moralleri bozmayın, bu sektör ne badireleri atlatmadı ki..
Bizde Türk turizminin krizlere yıllardır bağışıklı olduğunu biliyor ve krizlerin yeni alternatifler, yeni fırsatlar ve yeni oyuncular yaratacağına inanıyoruz.
e-mail:[email protected]

(15.10.2008)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

GEÇEN aydan bu yana Alman konsolosluğu ile uğraşıyoruz.
1980’li yılların ortalarından bu yana elbette vize alarak her yıl en az bir kez Almanya’ya gitmemize rağmen son yıllarda vize islemlerimiz kolaylaşacağına giderek zorlaşıyor.

Previous Entry

İSTANBULUMUZA toz kondurmayız. Bu köşede çok yazdık.Bizim için Dünya’nın en güzel şehri.
Ama elimizdeki değerlerin önemini hiç anlamadığımız için Istanbulumuzu da hiç koruyamıyoruz.

Next Entry