Suat Tore
World of Traveller

Kuzey Tayland’ın Büyüsü (23.09.2009)

Mart 30th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

DÜN kutladıgımız Şeker Bayramı havasına uygun olarak bu hafta haziran ayında gittiğimiz bir destinasyonu tanıtıyoruz.
Aslında bu başlık sizi yanıltmasın. Tayland başlı başına büyülü bir ülke.
Coğrafyası ile, tabiatı ile, insanları ile, doğal güzellikleri, yaşamı ile, yeme içme çeşitliliği ile. Uzar gider Tayland’ın büyülü özellikleri. O nedenle Kuzey Tayland’da elbette farklı özellikler taşıyordu ve bu kez bunca yıldır bir türlü gidemediğimiz Bangkok’un kuzeyleri bizi büyüleyecekti.
Kuzey Tayland’a yolumuz Haziran ayının başında gerçekleşen geleneksel TTM-Thailand Travel Mart’ın hemen arkasından gerçekleşti. Bangkok’un yepyeni havaalanı Suvarnabhumi den kalkan Thai Havayollarının Airbus’i bizi 1 saat 20 dakikada kuzeyin en büyük şehri Chiang Mai’ye götürdü. Ancak bizim bu yolculuğumuzda son durağımız Mae Hong Son vadisinde bulunan sevimli Pai şehriydi. SGA havayollarına ait pervaneli 12 kişilik uçağımız yemyeşil ormanlar arasında yaptığımız 30 dakikalık muhteşem manzaralar ile dolu bir uçuş sonrasında 9 kişilik grubumuzu Mae Hong Son şehrinin aynı adı taşıyan sevimli havaalanına indirdi.. Kısa bir sürede otelimiz Belle Villa Resort’un ”chalet” tipindeki odamıza yerleştik ve eşyalarımızı bırakıp hemen turumuza başladık. İlk durağımız öğle yemeğimizin de verildiği Wawee Kahve Evi ve ardından Pai’nin tarihi köprüsünün görülmesi oldu. Yemek sonrası Çin sınırına kadar uzanan bölgede bulunan Çin köylerinin en tipik örneği olan Santichan da yuzyıllardır geleneklerini koruyarak kültürlerini yaşatan Tayland vatandaşı Çinliler ile tanıştık. Giysiden ev eşyalarına kadar geleneksel ürünlerini sabırla imal edip köylerini ziyarete gelenlere satmaya uğraşıyorlar. Toprak ve tahtadan yapılmış ev ve dükkanlarının çatıları muz ağacı yaprakları ile örtülü. Tüm yıl aralıksız yağarak çevreyi yemyeşil bırakan yağmurların bu muz yapraklarına hükmedemeyip ev ve dükkanların içersine akmaması hayretler uyandırıyor. Santichan Çin Köyünden hemen sonra yine Çinli bölge halkının tapınağı Wat Nam Hu da kutsal suyu ile Buda heykeli ve mabedi bölgenin gezip görme şansı yakaladığımız büyülü turistik yerlerinden biri oldu. Hemen tüm günümüzü alan ilk günün yorgunluğunu atıp aksam yemeğine daha dinlenmiş gidebilmek için ağaç evlerden oluşan tesisimizdeki odalarımıza döndük. Akşam yemeğimiz Pai şehrinin içinde restoran ve barlarının sıra sıra dizildiği çarşı caddesinin ortasındaki Baan Pai restoranda verildi. Bölgenin tipik Tayland mutfağı, çorbasından sebzesine tavuk, hindi, domuz ve balığın oluşturduğu ana yemeklere kadar uzanan zengin çeşitleri ile hem gözümüzü doyurdu hem de midemizi. Muhteşem ziyafetin bedelini buraya yazmayacağım. Çünkü hem komik olur hem de nasıl olsa inanmazsınız. Hani İstanbul’da şu sıralar çok moda olan seyyar nohut pilavcılara ödeyeceğiniz para ile mukayeseye başlayabilirsiniz. Ama yine de bir uyarı, bu ziyafette pilava para ödenmiyor ve bitirdikçe yeni pilav tenceresi ücretsiz masanıza konuyor.!! Bu kez ünlü Singha birası yerine bir diğer güzel içimli Tayland birası olan Chang ile taçlandırdığımız yemeğimizin hazmı için hemen sırtüstü yatmak yerine 40 adım atalım diyerek Pai nin gece yarısına kadar açık dükkanları olan çarşısında yürüyüşe çıktık.
El işi, sanat ürünleri, hediyelik eşyalar, tişörtçüler arasında birkaç saat yürüyerek saat başı yağan yağmurun başlaması ile otelimize döndük. Ertesi sabah kahvaltımızın ardında bu kez karayolu ile Mueang bölgesine doğru harekete geçtik. Yol boyu yüzlerce ağaç tipinin oluşturduğu ormanların arasından bazen bulutların hemen altından, bazen bulutlara karışarak ve bazen de bulutların üzerinden 3-4 saatlik karayolculuğu yaptık. Bu yolculuk sırasında muhteşem doğa manzaraları gördük. Kiew Lom Scenic tepesinde altımızdaki bulutları fotoğrafladık. Yol üzerindeki Pia mağarasındaki kutsal balıkları yemledik. Ve öğle yemeğimiz için yine bir Çin köyü olan Ban Rak Thai köyüne ulaştık. Güney Çin’den gelen Yunnan Çinlilerinin oluşturduğu bu köyde çay üretimini ve yapımını öğrendik. Çeşit çeşit Çay tattık. Nasıl pişirilip nasıl servis edileceğini öğrendik. Çayımızın yanında Çin’lilerin bizim Antep fıstığına benzer fıstıklarını tattık. Çayı ile ünlü bu köyü ziyaretten sonra bu kez kahvesi ile ünlü Pang Tong bölgesine gittik ve bu bölgedeki kahve geliştirme merkezinde taze kahvelerden tattık. İkinci günün son durağı da Phu Klon Country Club sağlık merkezi oldu. 70.c nin üzerinde sıcaklığa ulaşan volkanik çamur banyolarında tansiyon ve damar hastalıklarının tedavi edildiğini, bol mineralli bu çamurlar ile cilt güzelleştirmelerinin yapıldığını öğrendik. Ve yoğun geçen bir günün ardından akşam yemeğine kadar dinlenmek üzere Mae Hong Son şehrindeki otelimiz Imperial Tara’daki odalarımıza çekildik. Şehrin en şık restoranlarından biri olan Fern restoranda yine masamıza donatılan Thai mutfağının bu kez deniz ürünleri ağırlıklı farklı seçeneklerine tekrar tanık olduk Tayland mutfağının büyüsü ile mutlu ettiğimiz dolu midelerimizle otelimize dönüp 4 yıldızlı otelimizin rahat yataklarında gizemli rüyalara daldık. 3.cü ve son günümüzü Mae Hong Son şehri içinde geçirdik. Şehri hemen tepesindeki Prathat Doi Gongmu tapınağı bir yanından yeşillikler içindeki vadi manzarası ama diğer taraftan şehri çepeçevre kuşbakışı gören manzarası çok farklı bir yer.
Budist tapınağının çevresindeki satıcılardan hatıra hediyelik eşyalarınızı da alabilirsiniz. Şehirde Wat Chong Kham ve Wat Chong Klang tapınakları da Burma sanatının incelikleri ile şehre özellik katan Budist yapılar. Dönüş yolumuzda son durağımız da Thai mutfağının önemli bir parçası olan susam ve susam yağının yapıldığı bir köy oldu. Soya yağı da üretilen bu köyün ziyareti ile son bulan gezimiz Mae Hong Son havaalanından Bangkok’a 1 saatlik uçuşumuzla noktalandı.
[email protected]

(23.09.2009)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

BU haftaki yazımız Çanakkale’den. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Abdullah Kelkit, ”Kırsal Alanların Modernizasyonu” projesi kapsamında, Troya Antik Kenti’nin de yer aldığı Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyünün ekoköy haline dönüştürülmesi için çalışma başlattıklarını bildirdi.

Previous Entry

ÇUVALDIZI önce yine kendimize batıralım. Bizim mesleğin de artık çivisi çıktı. Herkes reyting peşinde, herkes gündem değiştirmek için akla ziyan işler yapıyor. Kimi söylenmemiş sözleri söylenmiş gibi yazıyor, kimi de tamamen uyduruyor, kimi işine geldiği gibi anlıyor ve yazıyor, kimi de ince hesaplara göz kırpıyor!

Next Entry