Suat Tore
World of Traveller

Şanghay ve Seul (I) – (07.05.2008)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

GEÇEN ay iki haftayı Uzakdoğu’da geçirdim.
Önce Şanghay sonra da Seul’de bulundum.
Şanghay’ı 20 sene önce görmüştüm. Bu kez tanıyamadım.
Muazzam bir gelişme göstermiş. Tüm uluslararası otel zincirleri Şanghay’da yerini almış. Üstelik şehrin farklı yerlerinde 2-3 ayri otelleri ile. Uluslararası restoran, bar, gece kulubü ünlü moda, giyim, çok katlı mağazalarının yine değişik bölgelerdeki şubeleri,…. ile Sanghay Uzakdoğu’nun önemli bir turizm destinasyonu olmuş.
Parkları, atraksiyonları ile şehir bir Avrupa kenti, inanılmaz yolları, viyadükleri bir ABD şehri, ve 60 km’lik havaalanı şehir arasında arabayla 1 saat süren yolculuğu 9 dakika gibi uçak hızıyla alan süper treni ile bir Japon kenti olmuş.
işte bu yüzden de Şanghay yabancı turist kaynıyor.
İşte bu yüzden turizmcilerin önemli buluşmaları Şanghay’da gerçekleşiyor. IT&CM-China, ALTM-Asia gibi. Üstelik bu fuarları düzenleyenler de yabancı ülke organizatorleri.

Seul’e ise ilk kez gittim.
Seul’ün modern havaalanı Incheon’da karşılaştığımız ilk Koreli olan pasaport kontrol memuresi “kardeş ülkenin vatandaşı Seul’e hoşgeldiniz” diyerek grubun tek Türk üyesi olarak gönlümü fethetti.
Sonrasında da gezi boyunca karşılaştığım ve Türk olduğumu öğrenen hemen hemen tüm Korelilerin gösterdikleri sıcak sözleri ve duyguları yaşadım.
Hiçbir ülkede yıllardır karşılaşmadığım bu yakınık gezi boyunca beni çok duygulandırdı ve gezi sonunda Seul’den hem mutlu ve hem de Türk olmanın gururu ile büyük keyifler içerisinde ayrıldım.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Kore’ye gönderdiğimiz askerlerimiz ile sağladığımız bu yakınlığın hâlâ sürmesi ve hatta neredeyse 70 yıllık geçmişi olan bu yardımlarımızın genç kuşaklara kadar bilinmesi beni şaşırttı.
Kültür ve geleneklerine bağlı bu Uzak Asya ülkesinde insanların mistik Uzakdoğu felsefesi ile ne denli bütünleşmiş olduklarının da kanıtıydı bu yakınlık gösterileri.
Havaalanından 60 km kadar uzak Seul şehir merkezimizdeki otelimize ulaşıncaya kadar Sarı Deniz de denilen Japon Denizi’ni ve şehri ikiye bölen Hangang Nehri’ni aşan köprülerden sonra modern şehir merkezindeki otelimiz Lotte’ye ulaştık.
Yol boyunca gördüğümüz parklar ve gökdelenler arasında merkeze fazla uzak olmayan Dünya Kupası Stadı da bize dünya üçüncülüğü getiren Milli takımımızı anımsattı.
Seul’de iki tane oteli bulunan Lotte Otel zinciri aynı zamanda Kore’nin önemli alışveriş merkezlerine de sahip. Otel 5 yıldız diye geçiyor ama bize ayrılan binadaki odalar bizim 3 yıldızlı otel odalarımızı da aratacak fakirlikteydi!!
Son gün otelin diğer binasındaki lüks odalarını görünce otel yönetiminin daha turizmi pek öğrenemediğine karar verdik. Grubumuzdaki acenteciler bu otelde konuklarını ağırlamakla kötü oda riski alamayacaklarını ve güvendikleri ve bildikleri başka otelleri tercih edeceklerini belirttiler.
(Sürecek)
e-mail:[email protected]

(07.05.2008)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

KEREM Köfteoğlu’nun turizm fotoğrafçısı Halil Tuncer ile söyleşisini sürdürüyoruz.
Vergi levham fotoğraflarım
Dünya Turizm Yazarları (FİJET) üyesi olan Halil Tuncer, 1992 yılında ABD’de yapılacak FİJET kongresine katılmak istemiş.

Previous Entry

KISA bir yerleşme seansı sonrasında Seul’ü keşif turumuza başladık. Sempatik rehberimiz Cindy ve Seul CVB den Kyung Hwa’nın önderliğinde bir şehir turu ile öğle yemeği için Başkanlık Sarayı’nın hemen yakınında bulunan bir park içindeki Samcheong-gak konferans merkezindeki Cheonchu salonundaki geleneksel Kore yemeğine katıldı

Next Entry