Suat Tore
World of Traveller

Şanghay ve Seul (II) – (14.05.2008)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

KISA bir yerleşme seansı sonrasında Seul’ü keşif turumuza başladık. Sempatik rehberimiz Cindy ve Seul CVB den Kyung Hwa’nın önderliğinde bir şehir turu ile öğle yemeği için Başkanlık Sarayı’nın hemen yakınında bulunan bir park içindeki Samcheong-gak konferans merkezindeki Cheonchu salonundaki geleneksel Kore yemeğine katıldık.
Kore mutfağından değişik yemekleri, üç Koreli kız müzikçinin klasik Kore sazları ile Beatles’dan örnekler sundukları parçalar eşliğinde tattık.
Yemekten sonra UNESCO’nun 1997 yılında Dünya mirasları listesine aldığı imparatorluk sarayı Changdeokgung görülmesi gerekli yerler arasındaydı. Saray çalışanlarının ve imparatorun yaşadığı bölümler, kaleleri, bahçeleri ve tören alanları ile çok geniş bir araziye yayılmış saray yaklaşık 1.5 saat süren ayrı rehberler eşliğinde geziliyor.
Başkanlık konutu, “Blue House” ziyarete kapalı olması nedeniyle uzaktan görülerek geçildikten sonra kısa bir şehir turunun ardından kısaca Han diye anılan Hangang nehrinde akşam yemeği için teknemize bindik. Şehri kuzey ve güney olarak ikiye ayıran açık büfe akşam yemeğinde müzik sonunda bizi şaşırtan iki dansözün “Belly Dance” gösterisi oldu. Korelilerin göbek dansı okullarında bölgemize ait dansı öğrenip çeşitli yerlerde gösteriyorlar. Ürdünlü gazeteci arkadaşım ile beni öğrenen Koreli dansçılar şovlarından sonra yanımıza gelip dansı becerip beceremediklerini sordular. Başarılı olduklarını söyleyince de çok mutlu oldular.
İkinci gün Seul’ün olmazsa olmazı olan ünlü DMZ turuna gittik. Seul’e 50 km kadar uzaklıkta bulunan Kuzey Kore sınırında bulunan 2. Dünya Savaşı’na sahne olmuş askeri bölge artık turistik bir yer. Birbirine yakın 4 tünel ile sınırı aşmaya çalışan Kuzey Koreliler şimdilerde bu tünellerin Güney Kore’de kalan bolümüne gelen turistleri uzaktaki nöbetçi askerleri ile dürbünle izliyorlar.
Biz de turistik atraksiyona dönüştürülmüş bir tünele girerek yeralından Kuzey Kore sınırına kadar gittik. Daha sonra dürbülerle Kuzey Kore’yi, savaş sırasında yıkılmış köprüleri izledik.
Barış ile birlikte inşa edilen modern tren istasyonunu gezdikten sonra bölgedeki Kintex Fuar ve Kongre merkezini gezdik. Geniş toplantı salonları ve 2000 kişilik kapasitesi ile Mice turizme hizmet verecek olan merkez henüz inşa halinde. Çevreye yapılacak oteller ve eğlence merkezleri ile 2011’de tamamlanacağı belirtilen Kintex, Seul’e uzaklığı nedeniyle zaman içerisinde yapılan yatırımı geriye dönüştürebilecek bir tesis.
Şehre dönüşümüz ve serbest zamanda otel yakınındaki alışveriş merkezlerinde tüm Avrupa modacılarının mağazalarını gördük. Ancak fiyatlar bir hayli yüksek.
Akşam yemeğimiz Seul Tower’daki Fransiz restoranı N-Grill de idi. 360 derece Döner restoranda hem yemek yiyip hem de şehrin manzarasını gün batımı ve gece boyunca izledik.
Ve son günümüz Lotte otel tanıtım gezimizin ardından bu kez Seul Kongre ve Fuar Merkezi olan Coex’in gezilmesine ayrılmıştı. Şehrin merkezindeki Coex’de aynı bina içinde iki uluslararası zincir otel, çok sayıda restoran, alışveriş merkezleri, departman store’ler bulunuyor. Bu merkeze bir kongreye gelen katılımcı hiçbir zorlukla karşılaşmadan tüm gereksinimlerini bulabilir. Bu nedenle de eksiksiz bir Mice merkezi.
Bizim vakit bulamadığımız ama Coex’in hemen karşısındaki Bonguensa Kore’nin 1200 yıllık tarihini kapsayan bir dini tapınak.
2 gece 3 güne sığdırılan Seul gezimiz elbette şehri tanıma açısından yeterli olmasa da önemli bölümlerini görmemiz açısından da yararlı oldu.
Bu iki şehri görünce, hele Şanghay’a inanamadım. Turizmcilerin söylediklerine göre son 12 yılda bu hale gelmiş. Ülkemi düşününce de üzüldüm. Biz hâlâ yerimizde sayıyoruz.
Uzaklardan bizi yönetenlere bir kez daha saygılarımı göndermekle yetindim.!
e-mail:[email protected]

(14.05.2008)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

GEÇEN ay iki haftayı Uzakdoğu’da geçirdim.
Önce Şanghay sonra da Seul’de bulundum.
Şanghay’ı 20 sene önce görmüştüm. Bu kez tanıyamadım.

Previous Entry

MAYIS başında TÜRSAB’ın düzenlemekle turizmciler için de çok yararlı bir uygulama olarak baslattığı kültür sempozyumlaından bir yenisi için Kastamonu’ya gittik.

Next Entry