Suat Tore
World of Traveller

Türk Telekom’dan Ses Yok! Türk Telekom’dan Ses Yok! (11.03.2009)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

BU memlekette tüketici hakları yok falan diye yazacaktım ama neyin hakkı, hukuku kaldı diye düşününce tüketici hakkında yazmak komik kalacağı için vazgeçtim.!!
Geçen hafta da yazdık. Artık evimize gelen faturaları ne yazarsa yazsiın ödeyip bir itirazımiz varsa kuruma sonradan müracaatımız gerekiyor. Yoksa hizmetiniz kesiliyor. Yani sen önce tutar ne gelirse gelsin, önce gelen faturayi ödüyorsun bir yanlışlık varsa sonra itiraz ediyorsun.
Tabii itirazın da çözülmesi için geçecek zamanı Allah bilir.
Geçen hafta yazdığımız bir diğer konuda Türk Telekom ile ilgiliydi ve koca hafta gecçti ne bu köşedeki yazımıza, ne itiraz dilekçemize ve ne de internete koydukları şikayet sayfalarına yazdıklarımıza bir yanıt aldık.
Bakalım bu ayki faturalarımız nasıl gelecek. Bugüne kadar ödediklerimizin üstüne de bir bardak su içeriz herhalde.
Bu arada bir bardak su deyince aklıma geldi. 80’li yılların sonlarında evimize kablolu TV için müracaat edip bir para yatırmıştık bu kuruma. Yıllar geçti abone sayısı henüz yeterli değil geçiştirmeleri ile Türk Telekom’un bu hizmetinden faydalanamadık gitti. Geçenlerde arayıp soralım dedik. Aldığımız yanıt, “Türk Telekom el degiştirdi sorunuzun muhatabı eski kurum dur, biz değiliz” oldu. Yani ödediğimiz o paranın üstüne ki -o günün parası ile hiç de az para değildi- daha önce de bir bardak su içmiştik.
Şimdi turizm sayfasındaki köşeni turizm dışındaki konular ile dolduruyorsun diyecekler çıkacaktır haklı olarak. Ama bizim de haklı olduğumuz bir nokta var. Hangimiz günümüzün önemli saatlerini asıl işimiz dışındaki konulara harcamıyoruz ki? En azından daha iyi, daha verimli daha faydalı yapmak için işimize ayırmamız gerekli düşünce zamanını bu tip işlere harcıyoruz. Kimimiz elektrik, kimimiz doğalgaz, kimimiz su, telefon… vs faturasını ödemek, itiraz etmek için kuyruklarda saatlerce bekliyor.
Kimimiz zamanını yollarda harcıyor, kimimiz banka kuyruklarında.
Eh haliyle, biz de, üstelik bu kriz ortamında, bu işlerle uğraşmaktan birkaç haftadır turizm falan düşünemiyoruz. Bu nedenle bu haftalarda mecburen düşündüğümüz konuları köşemize alıyoruz.
Aslında turizmde yazacak şey hem çok, hem de yok.
Tüm ülkede olduğu gibi turizmde de kriz etkileri hüküm sürüyor. Bizce ekonomik krizin belki de en az hissedileceği sektör turizm olacaktır. Yine geçen hafta yazdığımız gibi bugün başlayacak ITB-Berlin ve ay sonuna doğru Moskova ve Kiev fuarlarından sonra bu yıl ülkemizde turizmin ne durumda olacağını daha net göreceğiz.
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki konu zorluğu çekilmez. Bu turizm için de geçerlidir. 2010 Avrupa kültür başkenti ekibinin istifalarını mı yazsak THY’nin yükselişini ama düşen uçağını mı, sektvrdeki kavgalaro mi yoksa Sayın Bakanın Başbakan sayesinde Arap ülkelerinde bedavadan tanıtım yaptık beyanatını mı …. konu çok, yorum çok, söz çok,
Ama duyan yok !!
Haftalık Turkcell notumuz.: Çok sevinçliyim. Dilimdeki tüyler yeniden çıkmaya başladı!
e-mail:[email protected]

(11.03.2009)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

İSTANBUL, sana aşkımı nasıl anlatayım.?
– Kaldırımları 2 ayda bir yenileyerek.
İstanbul, sen benim vazgeçilmez sevgilimsin.!
–Taşrada akraban kaldıysa onları da çağır aşkımıza şahit olsun.
İstanbul, boynunda parıldayan inci gerdanlık yoksa Boğaziçi mi?

Previous Entry

YILLAR önce bir turizm bakanımız Londra WTM’in o zamanki fuar alanı olan Olympia salonlarında turizmcilere “Turizmin sorunlarını siz benim müsteşarım ve bürokratlarım ile görüşecek ve çözümler geliştireceksiniz.

Next Entry