Suat Tore
World of Traveller

TÜRSAB’da Neler Yapılmalı? (I) – (12.03.2008)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

DENİZ Tüfekçi’nin haftalardır sürdürdüğümüz TÜRSAB Genel Kurulu yorumunun ardından yapılması gerekenleri yine onun ağzından aktarıyoruz:
“Genel Kurul’un sadece seçim ile ilgili kısmı üzerinde bu kadar yazmamı belki garipseyenler olabilir. Alınabilecek bir ders varsa, bu TÜRSAB için bir kazançtır diye düşünüyorum. Genel Kurul boyunca konuşmaları dikkatle izleyenlerin ortak kanısı, muhalefetin genel kurula hiçbir ciddi hazırlık yapmadan geldiğini saptamasıydı.
Gündem yaratmayı bırak, mevcut gündemi bile takip etmemiş, onun üzerinde görüş bile bildirmeyen, sade konuşmacılar kadar bile konulara hâkim görünmeyen muhalefet ekipleri, ekip başları ne yazık ki seçilecek yeni yönetimi de motive edememiş, bazı görevleri yeni yönetime ev ödevi olarak verememiştir. Başaran Ulusoy ise her zamanki beceriksizliğiyle yapmış olduklarını yine bölük pörçük anlatmaktan kurtulamadı. Sorun sadece anlatımında da değil anlatmamasında, anlattıklarını da üyeleri yeterince bilgilendirmediği için meslektaşlarımızın takip etmekte güçlük çektiği konular. İletişim, bilgi oluşturup aktarma sorunu, onun temel sorunu. Onun temel sorununun altında yatan tek bir gerçek ise “kurumsallaşamama!!” gerçeğidir. Bu dönem onun olmazsa olmazı, TÜRSAB’ı kurumsallaştırmaktır.
Kurumsallaşma, tabela ile olmuyor, iş tarifleri ile olmuyor, kurumun adının çok duyulması ile olmuyor, bürokraside işlerin sürüyor olması ile olmuyor. Ya nasıl olmalı? Bilgi üretiminin oluşturulması aşamasından başlayarak, her kademede karardan etkilenebileceğini hesapladığınız herkesi işin içine bilgi vererek katmaktan başlıyor kurumsallaşma. Bilgi paylaşımı şeffaflığı, demokratik denetimi, hata sayısını azaltmayı, sürati ve içsel dayanışmayı, dışa karşı konudan haberdar üyelerle birlikte dışa karşı birlikteliği beraberinde getiriyor. ABD’de bile her ne kadar güçlü başkanlık sistemi var görünse de arkasında çok daha güçlü ancak ortalarda görünmeyen kurumsal yapılar birlikteliği asıl yöneten durumundadır.
TÜRSAB yönetiminden kuşkusuz her üyenin farklı düzeylerde ve konularda beklentileri olabilir, ancak temel konularda kimsenin farklı bir bakışa sahipolabileceğini düşünemiyorum.
Üyelerin sorunlarının temeli, kaynağı “politik irade”nin ta kendisidir. Hükümetler, ilgili bakanlıklar ile iç içe, yakın işbirliği arayışı ve çalışma ile devamlı bilgilendirme içinde olarak, her sorunu takip ederek, siyasileri önereceğimiz çözümler konusunda ikna ederek, onları etkileyebilecek kamuoyu oluşturarak, lobileri oluşturarak, sektörün diğer bacaklarını yanımıza alıp devreye sokarak, ne kadar önemli olduğumuz konusunda onları inandırarak vergilendirme, doğanın korunması, tanıtım, sektörel korunma, gibi konularda sorunları aşma şansına sahip olabiliriz.

e-mail:[email protected]

(12.03.2008)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Deniz Tüfekçi’nin TÜRSAB Genel Kurulu yorumunu sürdürüyoruz.

GENEL kurul öncesinde yollara düşüp mevcut yönetime alternatif olmayı düşünen adaylar arasında en örgütlü “görüneni” kuşkusuz Aydın Yaylacıklılar görünüyordu.

Previous Entry

ULUSAL Turizm Konseyi’nin oluşturulması, konsey içinde etkin bir konuma kavuşabilmemiz, karar noktasında olabilmemiz ancak bu şekilde sağlanabilir. 2023 turizm stratejisi ile ilgili ortaya çıkan yapıt(!) seyahat acenteciliği meleğini ortadan kaldırmak üzere hazırlanmış bir yapıt niteliğindedir.

Next Entry