Suat Tore
World of Traveller

TÜRSAB’da Neler Yapılmalı? (II) – (19.03.2008)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

ULUSAL Turizm Konseyi’nin oluşturulması, konsey içinde etkin bir konuma kavuşabilmemiz, karar noktasında olabilmemiz ancak bu şekilde sağlanabilir. 2023 turizm stratejisi ile ilgili ortaya çıkan yapıt(!) seyahat acenteciliği meleğini ortadan kaldırmak üzere hazırlanmış bir yapıt niteliğindedir. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay nedense göreve geldiğinden beri bu yapıt ile ilgili tek söz etmemiş, görmezden gelmiştir. TÜRSAB eski yönetiminin hazırlamış olduğu, olumsuz öğeleri işaret eden görüşleri içeren raporunun bunda etkisinin olduğunu sanıyorum. Bu yapıt, hem turizmin yaşam alanını tahrip hatta yok edecek unsurları içermekte, hem de yeniden yapılanma adı altında mesleğimizi ortadan kaldıracak, bu yolla da hem ülke turizmini yabancılara teslim edecek hem de ülkemizin ciddi gelir kayıpları ile karşı karşıya kalmasına yol açacaktır.
Çalıştaylar düzenlenmelidir. İskender Çayla dışında bu konuda tek kelime eden bir aday ne yazık ki ortaya çıkmamıştır. Mesleğimizin geleceğini, ülke turizminin geleceğini, günlük iş yaşamımızı etkileyebilecek her konuda ilgili meslektaşlarımız başta olmak üzere hukukçular, bürokratlar, bilimadamları, akil adamlar, yönetimin ilgili unsurları ile birlikte yıl içinde toplantılar yapılmalı, sorunlar konuşulup çözümler üretilmeli, yönetime politika önerileri, strateji önerileri oluşturmalı ve genel kurul kararları olarak yönetime iş olarak, görev olarak sunulup takibi yapılmalıdır.
Turizmin geleceğinde üç unsur söz sahibi olacaktır. Bunların başında internet üzerinden yapılan satışlar gelmektedir. Klasik satış acenteliği sistemi dünya üzerinde yok oluşa doğru gitmektedir. ikinci unsur televizyondur. Almanya, Hollanda, İngiltere gibi ülkelerde satışların adresi badından televizyona doğru süratle kaymaktadır. TV’lerdeki reklam fiyatları göreceli olarak düşmekte, ulaştığı kitle kıyaslandığında gazete ve basılı yazılı medyaya göre TV’lerin ciddi avantajlara sahip olduğu görülmektedir. Üçüncü unsur ise tur operatörlüğü kadar yerel hizmet üreten butik acentelerin, servis sağlayıcılarının varlığını güçlenmeye başlamasıdır. DMC, kongre ve toplantı organizasyonları yapanlara daha çok gerek duyulacak bir gelecek bizi beklemektedir.
TÜRSAB’ın gemi, kongre merkezi gibi üyelerine ciddi avantajlar kazandıran iştirakleri kadar bundan böyle bir turizm TV’sine sahip olması, gerekirse hisselerini üyeleri arasında bölüştüreceği, Lütfi Kırdar örneği, Komer örneği gibi örnekleri ya da bir başka açılımla sektörün diğer unsurlarını da ortak edebileceği yapılaşmayı konuşması, düşünmesi, tartışması zamanı gelmiştir. Öncü TÜRSAB sloganını bundan on-on iki yıl önce üreten değerli meslektaşlarımızdan esinlenerek bundan böyle aynı rolü sektör içinde sürdürmesinde geleceğimiz, mesleğimiz açısından büyük yarar vardır.
Kuşkusuz birçok ilgili, bilgili meslektaşımın da katkısıyla yeni yönetimin önderliğinde, düzenlemesinde benzer ya da farklı ancak hepimize yararlı öneriler getirilebilir, çoğaltılabilir. Bu önerilere çok gereksinim duyuyoruz. Son 20 yılda, binden fazla meslektaşımın aramızdan ayrıldığını, çoğunun iş kaybı nedeniyle mesleğini sürdüremediğini, sessizce aramızdan ayrıldıklarını üzüntüyle izliyorum. Bu erozyonun, bu yok oluşun önüne geçebilmek, bizim geleceğimizi sağlamlaştırmak demektir.
Buna var mıyız?”

e-mail:[email protected]

(19.03.2008)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

DENİZ Tüfekçi’nin haftalardır sürdürdüğümüz TÜRSAB Genel Kurulu yorumunun ardından yapılması gerekenleri yine onun ağzından aktarıyoruz:

Previous Entry

UZUN seyahatler sonrası biriken izlenimleri özetle geçerek turizm gündemimize gelelim.
ATF-Bangkok (Asya Turizm Forumu)
Her yıl ocak ayı ortasında düzenlenen Asya’nin en büyük turizm etkinliği.

Next Entry