Suat Tore
World of Traveller

TURSAB, Bakanı Geziye Götür! – (20.08.2008)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

BAŞLIĞIMIZ size spor müsabakalarındaki bir seyirci sloganı gibi gelebilir.
Ama biz bu köşede turizm yazıyoruz ve burada Kültür ve Turizm Bakanlığımıza seslenmek istiyoruz.
TURSAB geçen yıldan bu yana, bir kültür komitesi kurarak bünyesinde ilgi duyan üye acenteleri ve yine ilgilenen turizm gazetecilerini Türkiye’nin pek gündeme gelmeyen ve de bilinmeyen destinasyonlarında kültür sempozyumları ve İnfo gezilerine davet ederek bu bölgelerin kültür ve turizm özelliklerini ve sorunlarını gündeme getiriyor.
Bir turizm yazarı ve gazetecisi olarak TURSAB’ın bu çok yararlı toplantılarından son üçüne katılma fırsatı yakaladım. Kastamonu, Van ve son olarak geçen hafta sonu doğduğum şehir olan İzmit’e gittim. Kastamonu ve Van’ı bu köşede önceki haftalarda yazmıştım. İzmit’i de gelecek hafta yazacağım.
Ama ondan önce katıldığım bu üç toplantıda edindiğim bir başka ortak görüşümü aktarma zorunluluğu hissettim.
Bu toplantılarda gerek katılan acenteci arkadaşlar ve gerekse medya mensupları gidilen şehri tanıma fırsatı elde ediyorlar. Acenteciler bu bölgeleri de tur organizasyonlarına alma konusunu değerlendiriyor, biz medya mensupları da bu bölgeleri okuyuculara tanıtmaya çalışıyoruz.
Ancak katıldığımız üç ayrı ilimizde de inanılmaz tarihi ve kültürel miraslarımızın yanında yapılması gerekli birçok işi, acilen alınması gerekli önlemleri ve yaşanan sorunları gördük, duyduk. Ama bunlar bakanlığın işleri.
Kastamonu’da, Van’da, İzmit’te çalınıp çırpılan, önlem alınması gereken korunmaya muhtaç inanılmaz değerlerimiz var. Bu değerler yabancıların elinde olsa turist akınına uğrar.
İşte bu yüzden TURSAB’ın bu gezilerinde bakanlıktan yetkili en az bir kişinin de bulunup sorunları not alıp, bakana ve bakanlığın ilgili birimlerine iletmek üzere bulunmasında yarar var.

Aslına bakarsanız bu sempozyum ve info gezileri bakanlığın görevleri arasında olmalı. Tanıtım yalnızca yurtdışında yapılmaz. Ülke tanıtımı için yalnızca yurtdışından acente ve medya mensupları çağırıp ve onları hep bilinen yerlere götürmek yeterli değildir. Bakanlık yeni turizm ürünleri için yön gösterici ve tevsik edici olmalı, ülkenin diğer bölgelerini önce yerli yatırımcı, yerli acente ve yerli medyaya tanıtmalıdır.
Burada yalnızca bakanlık medya ilişkilerinden söz edeyim; bakanlık ve yerli medyanın yakınlaşması hep şikayet edilen olumsuz haberlerin manşetlere taşınmasının bile önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır.
Tanıtım demişken, aldığımız duyumlar tanıtım için ayrılan bütçenin yetersizliği yönünde.
Yılbaşında 150 milyon dolarlara kadar yükseldiği söylenen tanıtım bütcesi yoksa daha yılın yarısında tükendi mi?
Şu sıralar tum Dünya’nın gözünün üzerinde olduğu ve bizim de yeni pazarımız olarak üzerine titrediğimiz ülkeden 3 gazeteci dostumuz ülkemize gelmek istiyor, üstelik long haul uçak biletlerini de halletmişler ama ülkemizde 15 günlük konuk etme organizasyonu yapamıyoruz.
Acaba dergilerinde Türkiye’ye ayıracaklari 30 sayfa mı az bulundu?
Ayrıca Asya’nın en büyük MICE etkinliğinde, bakanlıgımızın da istemi doğrultusunda, yılların kazandırdığı dostluklar ve üç aylık zorlu uğraşlarla programlarına soktuğumuz Türkiye tanıtımı da son anda bütçe yetersizliği engeline takılınca, bize tanıtım bütçemizin tekrar irdelenmesi gerektirdiğini düşündürdü!
Sonuç olarak TURSAB’ı esasen bakanlığın görevleri arasında olması gereken bu kültürel gezileri nedeniyle tekrar kutluyor, belki de bütçe yetersizliklerinden bu tip organizasyonlar yapamamaları nedeniyle sonraki gezilerine bakanlıktan da yetkili bir kişiyi de mutlaka davet etmelerini öneriyoruz.
suattore@smpublication.com

(20.08.2008)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

TÜRKİYE Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Kültür Turizmi Komitesi’nin çok yararlı bir şekilde ulkemizin değişik yörelerinin kültür turizmi olanaklarını ortaya çıkardığı ve gündeme taşıdığı sempozyumlardan bir yenisi temmuz ayının son haftasında Van’da gerçekleşti.

Previous Entry

İZMİT’in Pişmaniyesi meşhurdur ama yazimizin konusu İzmit’in turizm değerlerinin ve elbette pişmaniyesinin de tanitilmasi ve pazarlamasini kapsayacaktir.

Next Entry