Suat Tore
World of Traveller

WTM (I) (28.11.2007)

Mart 24th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

GEÇEN hafta, 1988’den beri takip ettigimiz Londra WTM’07’yi konu almış, öğrenmeden ve turizmin en önemli fonksiyonu olan insan tanımaktan söz etmiştik.
WTM’de bu yıl neleri yine eksik ve yanlış yaptığımızı yazmış, neler yapılabileceğini de bu haftaya bırakmıştık. Önce bu yılki WTM’den kısa bilgiler verelim. Bu yıl stant sayısı 202 ülkeden 5.402 ve bu stantları dolduran 47.000 profesyonel, 4 gün boyunca WTM’yi ziyaret eden profesyonel sayısı daha açıklanmadı ama 200 bine yakın, İngiliz ve uluslararası medya mensubu sayısı binin üzerinde.
Yıllar önce Olympia, Earls Court ve hatta Excel’in ilk yıllarında standlar dışındaki ayrı salonlarda o zamanki Londra turizm ofis yönetiminin özenle seçtiği İngiliz ve başka ülkelerden gelen üst düzey gazetecilerin doldurduğu basın toplantılarını hatırlıyorum.
Örneğin ülkemize Kıbrıs, Ermeni terörü vs. gibi turizm dışı siyasi olaylar nedeniyle haksızca saldırıldığı o dönemlerde Londra ofisinde görevli Anne Marie’nin hem WTM sırasında hem de İngiliz TV’lerinde canlı yayınlarda usta turizm yazarların çapraz sorularına verdiği mukemmel yanıtları hatırlıyorum.
Bir de hem geçen yıl ve hem de bu yıl o basit asma kat odadaki basın toplantımızı, katılan yalnızca birkaç İngiliz turizm muhabirini görünce nerelere geldiğimizi, hem kendim hem de turizmimize farklı katkılar getireceğine inandığım yeni Turizm Bakanımız adına üzülerek gördüm.
Oysa yapılacak şeyler çok basit. Biraz bütçe ayırabiliyorsanız turizmi bilen bir İngiliz PR şirketi bulmak.
Size onlar WTM’ye katılan tüm ülkelerden usta medya mensuplarını getireceklerdir. Bütçeniz yoksa İngiliz turizm yazarları birliğine, bizim gibi tüm dünyadan turizm gazetecilerinin üye olduğu üstelik merkezi de Londra’da bulunan ITWA (o nedir diyeceklere de Uluslararası Turizm Yazarları Birliği) gibi kuruluşlara doğrudan başvurabilirsiniz. Buralara nasıl ulaşılır derseniz de, bizleri tanıyın ve sorun deriz. Ama onu da kendinize yakıştıramıyorsanız yıllar önce internetin bile olmadığını hatırlatırız. Ama o dönemlerin yöneticileri daha yaşıyorlar. Onlara sormayı akıl edebilirsiniz!!
Gelelim bu fuarlarda gelenekselleşen Tük gecelerine.
20 yılı aşkın süredir bu fuarlarda düzenlenen ve çoğuna da katılan bir medya mensubu olarak ne yazık ki genel olarak bu gecelerin -Türkiye’den gelen katılımcılara- verilen bir “hoşgeldin daveti’’ olduğunu gördük. Bu davetlerde yabancı turizm otoritelerinin yoğun olduğu yine yukarıda söz ettiğim dönemler hariç hep Türk’ün Türk’e propagandası, yurtdışında rakı muhabbetleri düzeyinde yaşandığını söyleriz.
Oysa yapılacak yine basittir ve yukarıdaki önerilerimizin tekrarından ibarettir. Paranız varsa uzman PR şirketi, paranız yoksa sizden önceki başarılı yöneticilere ve konunun uzmanlarına danışmaktır. Onlar size bu fuarlara katılan yüz binlerce turizm profesyonelinin arasından en doğru isimleri bulacaklardır.
Bu arada geçen yıl ITB-Berlin sırasında son yıllarda gördüğümüz en görkemli geceyi yaşatan Berlin turizm ofisinin de danışılacaklar arasında olduğunu tekrar hatırlatalım. Almanya’dan da olsa Ingiliz pazarında neler yapılabileceğini rahatlıkla söyleyeceklerdir!
Bu hafta da WTM’nin bizle ilgili sosyal olaylarından söz ettik. Gelecek hafta ülkemiz için 3. büyük pazar olan İngiltere ve adaların 2008 turizm görünümünü ele alacağız.
e-mail:[email protected]

(28.11.2007)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

BU yıl 28. kez düzenlenen WTM gibi büyük fuarlarda her seferinde turizmdeki yenilikleri öğreniriz.

Previous Entry

GEÇEN iki haftadır yılın son büyük fuarı WTM’nin sosyal yönlerini, basın toplantılarını, davetlerini yazdık. Bu hafta biraz daha marketing -pazarlama- tarafını ele alacağız.

Next Entry