Suat Tore
World of Traveller

Yabancı Gözüyle İstanbul – (22.10.2008)

Mart 29th 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

İSTANBULUMUZA toz kondurmayız. Bu köşede çok yazdık.Bizim için Dünya’nın en güzel şehri.
Ama elimizdeki değerlerin önemini hiç anlamadığımız için Istanbulumuzu da hiç koruyamıyoruz.
Plansız ve çarpık yapılaşma, her yerin şantiye görünümü, hergün değiştirilen kaldırımlardan tarihi mekanlara kadar uzanan rant ilişkileri, gasp ve hırsızlıkla başlayan güven sorunu, daha kapımızın önünü temizleme aczi ile görünen genel pislik, hemen heryerdeki fiyat denetimsizlikleri, vs.
2010 Avrupa kültür başkenti seçilen İstanbul için ‘ne kültür başkenti İstanbul Avrupalı bile değil’ diyen İngiliz GQ dergisinden A. A. Gill bakınız daha neler demiş:
“At, Avrat, Reina!”
Şehirde cazdan metale ve alaturkaya kadar her türlü müziğin dinlenebileceği barlar var. Kentin en ünlü gece kulübü ise Reina. Yüksek sınıf bir eğlence mekanı olan Reina’ya ulaşmak bir kâbus! Türkler inanılmaz bir saldırganlıkla araba kullanıyor ve özellikle bu mekanın bulunduğu hatta trafik insanı çileden çıkarıyor.
Reina’nın kapısında ilginizi ilk çeken şey; çift taraflı park etmiş Mercedesler ve sinirli bodyguardlar oluyor. İçeri girerken üzeriniz aranıyor. Bunun nedeni olası bir El Kaide saldırısından çekinilmesi değil,
Türk erkeklerinin silaha olan merakı. Geçmişten gelen ‘at, avrat ve silah’ tutkularından vazgeçemeyen Türk erkeklerinin çoğu silahla dolaşıyor ve onlara karşı dikkatli olunması gerekiyor.
Müthiş bir manzaraya sahip olan Reina’da her türlü içki bulunuyor. Mekanda eğlenen Türk erkekleri Rus bodyguard’lara benziyor. Kadınlar ise sarışın, mini etekli, etine dolgun ve erkekleri tahrik etmek için mutlaka göğüs dekoltesi veriyor! Kadınlar dansöz gibi kıvırıyor. Erkeklerse bir metronun içinde tek elleriyle demire tutunmuş bilinçsizce sağa sola sallanan tipler gibi…
İnsanlar gece boyunca eğlenir gibi yapıp, aslında birbirini kesip sevgili arıyor. Reina’daki şişko erkeklerin yanlarındaki kadınlar için fahiş fiyatlara şampanya patlatması tam bir Ortadoğululuk göstergesi. Türk erkeklerinin hepsi birer John Travolta. Sık sık tuvalete gidip saçlarını ıslatıyorlar, gömleklerinin bir düğmesi açık dolaşıyorlar ve etrafa vurucu bakışlar atıyorlar. Bu halleriyle çok gülünçler.
İstanbul öyle bir kent ki, her yer güvenli ama insanları güvenilir değil!
Sokaklarda türbanlı hatta kara çarşaflı kadınlarla transeksüeller birlikte yürüyor. Bazı restoranları New York’unkilerle yarışacak düzeyde ama Ortaçağ’dan kalma karanlık köşeler de var.
Kentte birçok cami var. Bunlar arasında belki de en görkemlisi Sultan Ahmet Camii. Dışarıdan gerçekten harika ama içerisi buram buram ayak kokuyor!
Temizlikleriyle övünen Müslümanlar Allah’ın karşısına galiba ayaklarını yıkamadan çıkıyor! Orayı gören her turist böyle düşünüyor.”
Gill, yazısında Türkiye’nin bugüne kadar AB’ye girebilmek için boş yere alay konusu olduğunu da belirtmiş: ‘Türkler kendilerine ‘Midnight Express’ filminin hatırlatılmasından nefret etseler de Türkiye okumamış gençleri, Kürt terörü ve çingeneleriyle Avrupa’nın içinde bir işçi sınıfı olarak kalmaya mahkum’ diye yazısını bitirmiş.
İngiliz’in yazısı böyle bakalım ne tepkiler alacağız!
e-mail:[email protected]

(22.10.2008)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

BU hafta seyahatteyken bize de ulaşan, TURSAPNET -Turizmciler ve Seyahat Acentaları Platformu- Kurucu moderatorü olan Cemal Kızıltan’ın global krizin Türk turizmine etkisini irdeleyen görüşlerini köşemize alıyoruz.
“ABD’den başlayan ve tüm dünyaya yayılan kriz bu hafta başı itibarıyla Türkiye’ye de geldi..

Previous Entry

TÜM dünya gibi ülkemizde de ekonomik kriz başladı. 2009 tüm sektörlerde çok zorlu geçecek. Tabii öncelikle seyahat masraflarını kısacak hatta böyle bir masrafı bütçelerinden tamamen kaldıracak insanların da çokluğu turizmde de işleri zorlaştıracak..

Next Entry