Suat Tore
World of Traveller

Düş fiyatı, gelen turist sayısı artsın! (18.11.2009)

Nisan 1st 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

YILIN son büyük turizm etkinliği Londra’da gerçekleşti. WTM, ITB-Berlin’den sonra tüm dünyayı buluşturan çok önemli bir turizm fuarıdır. Bir sonraki yılın turizm trendlerinin de ilk belirleyici etkinliği olarak da ayrı bir önem taşır.
Bu yıl 30. yılını kutlayan WTM’ye ülkemiz yine Excel fuar alanında her zamanki yerinde geçen yıl büyüklüğünde bir stand ile katıldı. Standımız görsel olarak güzel ve çekici görünümde olmasına karşılık orta bölümlere standsız gelenlerin sürekli oluşturduğu kuru kalabalık oryantal havamızın yansımasını bu yıl da basarıyla tekrarladı!
Masası bu orta bölümlere düşenler yerlerinden elbette hiç memnun olmadılar. Bu ortamın profesyonel görüşmelerini engellemesinden yakındılar.
Bu yüzden çantacıların hemen yanında iş bağlantısı yapma zorlukları yaşayan masa sahiplerinin şikayetleri de hiç eksik olmadı.
Standımız artık küçük geliyor. Alanımızın daha büyümesi lazım. Stand dekorasyonunun da daha fazla katılımcıya yer verecek düzende hazırlanması gerek. Bu yıl arka köşede yer alan golf sahası neye hizmet etti pek anlamadık. Yani bizde golf var onu mu anlatıyorduk. İlk iki gün bir golf yarışması ya da bir gösteri falan da olmadı. Boşa giden bir alandı burası.
İkramların yapıldığı uzun tezgahın çevresi ise her daim tıklım tıklımdı. Buradan masasındaki müşterisine bir çay alıp götürmeyi başaran turizmcimiz inanıyoruz ki bu yıl ülkemize çok rahat turist getirir!
Standımızın bir de üst katı vardı. Bu kat resmi görüşmeler için ayrılmasına karşın aşağıdaki kalabalığa dahil olmayan fuarların kurdu olmuş bazı uyanık turizmcilerimizin işgal alanı olmuştu. Bunlar sahiplendikleri masalardan hiç kalkmayarak standımızın üst kat demirbaşları olarak kaydımıza geçtiler.
Bu yıl basın toplantımız nihayet adına uygun yerde yapıldı. Turizmde birkaç yıl önce solladığımız Yunanlıların güzel bayan Bakanı basın merkezinin bir üst katında büyük salonda simultane tercümeli bir basın toplantısı yaparken bizimki çok küçük ve canlı tercüme ile gerçekleşti. Tabii bu hem genel süreyi etkiledi hem de konuşma / tercüme karışıklıkları yarattı. Ama geçcen yıla göre buna da şükrettik.
ITB-Berlin’e gelmeyen Bakanımız WTM’ye de gelmedi ama kibar müsteşarımız toplantıyı yine Bakanımızı aratmayacak düzeyde temsil etti. Hele Türkiye ucuz ülke diyerek sorulan bir soruya da Ingilizler kişi başı 1000.- USD ve üstü harcama yapıyorlar diyerek ucuz ülke denmesine de karşı çıktı.
Tabii müsteşarımızın basın toplantısındaki bu yanıtı ile yabancı basın mensuplarına karşı gururumuz okşandı ama işin gerçeği ne yazik ki öyle değil üstelik UK pazarında bu çok da belirgin.
Bir iktisatçı olarak çok iyi biliriz ki istatistik rakamların dansıdır. Bu rakamlar ile istediğiniz yorumlara uygun analizler yapabilirsiniz. Turizm rakamlarının sağlıksız verilerden oluşuğu UNWTO’nun bile kabul ettiği bir gerçektir. Dileyen Bakanlığımızın turizm istatistiklerine bakarak UNWTO’nun rakamlarıyla farklılıkları kolayca görebilir.
Hele kişi başı gelir hesaplaması çok zordur ve bu hesaplama turizm için değişik parametreler ile yapılmalıdır. Sadece gelen turist sayısı ve toplam gelir bu hesaplamaya yeterli değildir. Mesela turistin geceleme sayısı da bu parametrelerde mutlaka yer almalıdır. Turistin paketi satın alım yeri, paranın ülkemize gelen bölümü… gibi bilgiler gereklidir. Hele hele ülke bazında kişi başına turizm geliri hesabı neredeyse imkansızdir. Muğla ilimizin ilçelerinde ev satın alan ya da kiralayip aylarca/yıllarca yaşayan İngiliz turistin kişi başı harcamasını takip edecek böyle bir kurum da henüz kurulmamıştır!
Ülkemize yüzde 60 gibi bir oranın üstünde Thomas Cook, TUI,,, vd toptancılar ile gelen İngiliz tatilci turistlerin, toplam turizm gelirimizin toplam turist sayımıza bölünerek elde edilen kişi başı ortalama 550 USD kadar harcama yaptıklarından bile kuskuluyuz. Bunun için yaz başı ‘’yalnızca 8 Pounda all inclusive Turkiye’’ şeklinde reklam yapan İngiliz gazetelerini hatırlatırız. Eskiden 1 kola şişesine 2 pipet daldırıp içen İngiliz tursitler görürken, bu yıl Gümbet’de bir şişeye 3 pipet daldıranları gördük. Bunlarla mı 1.000.-USD oluştu?
Bir ürünün fiyatı duserse talep mutlaka artar. İngiliz turist sayımız bu yıl 9 ayda yüzde 14 artmış. 2010 için de yine yüzde 15 artış bekliyoruz. Geçen haftalarda ülkemize gelen Thomas Cook CEO’su Manny Fontenla-Novoa da Turkiye’ye talep artacaktır diyor. Ama ekliyor otellerin fiyatını daha da dusurun. Eh biz 8-10 pounda oda satarsak 2 değil, 3 milyon Ingiliz turist de gelir ama İngiliz turist kişi başı 1000.-USD üstü para harcıyor denirse biz de “atma birader din kardeşiyiz’’ deriz!
Bu durum yalnızca İngiliz pazarı için değil Almanya, Rusya gibi büyük pazarlarımız için de geçerlidir. Mart ayında göreceğiz o pazarlarda da toptancılar kriz, mriz gibi çeşitli bahaneler ile fiyat düşürün diyeceklerdir. Ama otelcilerimiz korkmasın, onlara fiyatları düşürüp gelen turist rakamlarını artırsınlar. Nasıl olsa iç turizm var, nasıl olsa kahraman Türkler var. Onlar aynı odaya 3 misli fiyat ödeyerek aradaki farkı kapatırlar!
[email protected]

(18.11.2009)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

GEÇEN hafta başladığımız Yunan adalarını tanıtmayı sürdürüyoruz.
PATMOS
Salı günü saat 06.45 de Patmos açıklarına demirleyen gemimizden teknelerle karaya ulaşıyoruz.

Previous Entry

YUNAN adaları tanıtımını bu hafta noktalıyoruz.
SANTORİNİ
Santorini dünyadaki ünlü balayı adalarından birisidir. Balayı çiftleri kraterin müthiş gün batımı manzarası eşliğinde nikahlarını yaparak unutulmaz bir balayı tatili geçirirler.
Binlerce yıl önce volkanik bir patlama sonucu oluşan krater adanın turizmde en çok tercih edilen yer olmasına sebep olmuştur.

Next Entry