Suat Tore
World of Traveller

Kevin Costner Tekrar THY ile Uçacak mı? (30.12.2009)

Nisan 1st 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

DÜNYADA birçok büyük havayolu batarken, ardı ardına yolcu sayısı, yeni destinasyonlar, yeni uçak alımları gibi konularda inanılmaz rekorlar kıran, yılın her periyodunda hep artan kârlılıklar açıklayan gururumuz, Milli havayolumuz THY, şu aralar bizi çok basit konularda da şaşırtıyor!
Son aylarda medyamıza da yansıyan gecikmelerin artmasına en son ILTM için gittigimiz Nice dönüşünde 1 saatlik gecikmeyle biz de yaşadık. Ne yer hizmetlerindeki görevlilerden ne de pilottan bir özur de işitmedik. Herhalde saatlerce uçak içinde ya da salonlarda yolcu bekletmeyi olağan karşıladıkları için bu 1 saati hiç önemsememişlerdi!
Aynı uçuşta yemek servisi için ekonomi sınıfa da seçenekli ana yemek içeren menu kağıdı dağıttılar. Hoşumuza gitti. Uzun süredir aynı destinasyona daha avantajlı fiyat veren bir havayolunu bulduğumuz için THY’ı uzun süredir dış hatlarda kullanmıyorduk. Önde gelen havayollarının ekonomi sınıftaki bu uygulamasını artık THY’miz de yapıyor dedik, sevindik. Fakat yemek servisi basladığında hostesin önümüze biraktığı tabakla irkildik. Ne olduğunu anlamadığımız yemek için şaşkınlığımız sürerken hostes kızımız özür diledi ve ekledi: ‘“Yemek kalmadı, ancak bunu verebiliyoruz.” Yersen yani!! Baş hostesi çağırdık, önümüzdeki yemeği yersek ölmeyeceğimizin garantisini aldık ve açıklamasını dinledik. Efendim yemek koymayı unutmuşlar bunu da Nice’den yüklemişler. Az kalsın biz de Do-Co’nun günahını alıyorduk.
Şimdi bu nedir? Yakışır mı bu büyük havayolumuza? Bu durumda kârlılık, uçak sayısı, yolcu sayısı falan hikayedir. Biz anlarız da (biliriz birbirimizi), yabancı yolcuya nasıl anlatırsın? Nitekim az sonra yabancıların itirazları da başladı.
Bir başka olayı da Barcelona’ya gidişte yaşadık. Bavulumuz kırılmış geldi. THY’nin bagaj servisine bakan Iberia bagaj masasına gittik. Raporumuzu aldık. 3 gün kalacağımız turizm fuarına gitmiştik ve THY müdürünü de tanıdık, raporumuzu gösterdik. Yanıt, “Al bavulunu, atla taksiye, şu adrese git, baksınlar yaptılar yaptılar, yapamadılar bez bavul veriyoruz onu kullan.” Baş üstüne. Biz de “Barcelona’ya bavul tamirine gelmiştik. Çok yardımcı oldunuz” dedik. Dönünce de başladık bitmez tükenmez telefon aramalarına ve yazışmalara!!
Son olarak bizden istenenler:
-bilet fotokopisi ve bagaj etiketiniz (tekrar isteniyor oysa THY bilgisayar kayıtlarında var),
-kimlik (hüviyet, pasaport, ehliyet vs.) fotokopisi,
-hasarlı bagajınızın fotografı,
-bagaj tamir edilebiliyorsa tamir faturası,
-şayet tamiri mümkün değil ise bagaj satışı yapan bir yerden bagajın tamir edilemeyeceği ve bagajın değerini belirten bir yazı.
Bizim yanıtımız, “şunları da yapmamız gerekiyor mu?” sorusu ile şu şekilde devam etti:
Yolcu makinası yoksa fotoğrafcı tutsun fotoğraf çektirsin, tamir yazısı ya da faturasını o ülkeden tabii bir yığın zahmetlere girip taksi tutup, tamircinin o şehirde hangi adreste olduğu konularında araştırma yapsın, adresi bulsun, İspanyolca bilmiyorsa tercüman tutsun, vs. Nasılsa yolcunuz Barcelona’ya 3 gün bavul tamiri için gitti!!
Sonuç: Yeni zorlukları bekliyoruz. Bürokrasinin canı sağolsun. Biz onsuz yaşayamayız!
Kısaca THY ile gurur duyucu haberleri okuyoruz ve yazıyoruz da ancak her gün gazetelerde okuduğumuz ve de tabii okuyamayıp doğrudan THY’ye giden şikayetler konusunda THY’nin galiba önce iç eğitimi geliştirip başta yurtdışı ofisler olmak üzere kalite unsuruna önem vermesi gerekir. Yoksa Kevin Costner ancak reklamlarda THY ile uçar!!
Tüm okuyucularımızın yeni yılını kutlar sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.

[email protected]

(30.12.2009)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

BU köşede Ege’nin karşı kıyısını sık sık yazıyoruz. Daha önce birkaç kez Yunan adalarını ve iki kez de Alexandreapolis yani Dedeağaç’ı yazmıştık.
Bu kez Kavala Valiliği’nin daveti ile 25 kadar gazeteci Dedeağaç’ın biraz altında yer alan Kavala’yı ziyaret ettik. Kavala Türkiye’den daha fazla Türk turist bekliyor.

Previous Entry

İSTANBUL Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili ” İstanbul’a gelen turisti çıkarırsanız Türkiye eksidedir” demiş. Doğrudur. Ama Antalya’yı, Muğla’yı, vs da çıkarırsanız Türkiye yine eksidedir!! Ancak bu yalnız bu seneye ait bir doğru da değildir. Bu illerimize gelen turist sayıları çıkartılırsa her yıl Türkiye ekside kalır.

Next Entry