Suat Tore
World of Traveller

Turizm Politikamız ve Savarona

Nisan 3rd 2010 in Türkçe yazıları

Önceki hafta turizmi politika olarak benimsemiş Mısır örneğini vermiş ve bu ülkenin bölgemizde dikkatle izlememiz gereken bir rakip olduğunu vurgulamıştık.
1980’li yılların ortalarında yanlış hatırlamıyorsak zamanın bakanı Mükerrem Taşcıoğlu ile ilk defa gündeme gelen, sonraki bakanlarımızdan Tınaz Titiz ile olgunlaştırılan Türkiye’nin Turizm Politikası ne yazık ki daha sonraki yıllarda zaman zaman gündeme getirilse de bir kenara atılıp gitti. Üzerinde hiç çalışılmadı, revize edilmesi, günün şartlarına uyarlanması gibi çalışmalar hiç yapılmadı.
Turizmde hamle yapan ülkeler Turizmi bir Devlet Politikası olarak ele alırken biz bu konuda geride kaldık. Kendi kendimize turist sayısı şu kadar arttı, hedefimiz şu, ya da Türkiye ucuz satılıyor / satılmıyor, fert başına gelirimiz şu kadar tartışmaları ile yıllarımızı geçirdik.
Bu konuda bir güzel örneği geçen günlerde Sabah Gazetesinde Hıncal Uluç’un köşesinde Güneş Tecelli şöyle yazmış;
‘’İstanbul’a gelen turist sayısı artmış. Bu artış, önümüzdeki günlerde Ege ve Akdeniz kıyılarında da olacaktır ama hâlâ 3 euroya “oda kahvaltı” veriliyor! Bunun hem turizmciye hem de ekonomiye ne kadar katkısı olur?
Marmaris’in İçmeler ilçesine geldim. Her taraf kapalı. Otellerden, mağazalardan bahsediyorum. Hava sıcaklığı 20 derecenin üzerinde. Çok düzgün bi deniz ve etrafta yeşilin binbir türü. Gelincikler de açmaya başlamış. Tek turist yok. Zaten niye olsun. Ne yatacak yeri var ne karnını doyuracak. Oysa şu tarihlerde milyonlarca emekli turist dünyayı arşınlıyorlar.
Hadi hükümetlerin bi turizm politikası yok. Yapmaya da niyetleri yok. Peki neden İçmeler’deki, Marmaris’deki (Marmaris’in de İçmeler’den pek fazla farkı yok) otel işletmecileri bi araya gelip bi pazarlama politikası uygulayamazlar. Kendi pazarlarını kendileri yaratabilirler. Ama yapmıyorlar. Bunu bi, iki işletmeciye sordum “Biz de Parlamento’daki siyasiler gibiyizdir”, dediler. Biz birbirimizi yeriz.”
Başbakan 100’üncü yılında, Türkiye’nin en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğini söylüyor. Aklı başında bi turizm politikasıyla bu çok daha önce gerçekleşebilir ama ne turizmcilerde iş var ne de onları yönetenlerde. Yapılan son kazılardan çıkan eserlerle, dünya insanlık tarihinin yeniden yazılması gerektiği söylenen Urfa’nın Göbekli Tepesi’nde, tek turist otobüsü varsa sakalımı keserim. Kerhen turizm yapıyormuş gibiyiz. Buna rağmen net turizm girdimiz 14 milyar dolardan az değildir.’’
Bu sözlere ne eklenebilir?
****
Geçen haftanın bir diğer gündem konusuda Savarona idi. 22 Milyon USD değer biçilen Savarona’nın yabancılara satılacağı yazıldı, durdu.
Dünyanın her yerinde simge olmuş gemiler en azından müze olarak kullanılır. Bizim de boyle birçok müze gemimiz liman kentlerimizde bu şekilde hizmet veriyor.
Atatürk’ümüzün yatı Savarona da yabancıya satılmamalı en azından Müze olarak Dolmabahçe önlerinde gururla müze hizmeti vermelidir.
Başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere, Türsab, TYD, ve diğer turizm kuruluşlarımız bu konuda öncü olmalıdır.
***
Haftaya yaza yaza bıkkınlık verdigimiz, ama bir turlu ne Bakanlıgımızı ne de bu turizm çesidi icin ugrasan Kongre ve Ziyaretci burolarımızı hareketlendirebildigimiz Asya Pasifik pazarının Sanghay MICE fuarını yazacagız. Kongre turizmi paralı turizm çesididir, Asya Pasifik de yepyeni bir pazardır dedik, bolgeden rakibimiz Mısır kac yıldır katılıyor dedik ama nafile….!
Bakanlık Cezayir, Tunus, Fas dan zengin turist bekliyor ve bu ulkelerdeki fuarlara yatırım yapıyor. Ayrıca 5 yıldır yapılmayan Mısır fuarına da hala butceden pay ayırıyor. Ne diyelim.? Tanrı bize sabır versin. Galiba en iyi temenni bu olacak!!!
e-mail:[email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Now Istanbul is 2010 European Culture Capital
Istanbul is the most beautifully designed city in the world for human beings. Istanbul is the only city in the world that is situated on two continents.

Previous Entry

Cin’in en onemli MICE fuari ITCM China icin gecen hafta boyunca Shanghai’da hem fuarimiza katildik, hem de bu yil 1 Mayis tarihinde kapilarini acip Kasim ayina dek surecek olan 2010 Dunya Expo’ su ile ilgili calismalari izledik. Bu hafta Expo izlenimlerimizi yazalim.

Next Entry