Suat Tore
World of Traveller

Turizmde Geliri Nasıl Artırırız? (16.12.2009)

Nisan 1st 2010 in Türkçe yazıları

Suat Töre

SORUNUN yanıtı aslında çok basit. Bir defa önce tabiri caizse kuyruğu dik tutacaksınız.
Bu satırları yazdığımız şu sıralarda okumuşsunuzdur. Uyanık turizm toptancıları klasikleşen oyunlarına başladılar. Bunlardan Alman kökenli olan biri, 1 ay önce hazırladığı ve aralarında Türkiye’nin de olduğu katalog fiyatlarında %10’luk bir indirime daha gideceğini açıkladı. Yani ben Türkiye’yi çok daha ucuza satacağım dedi. Bunu bize sormadı. Yani turlarını birlikte yaptığı bizim otelcilerimize, bizim acentacılarımızla bu kararı almadı. O pazar belirleyici bir patron. Yani iktisatçıların deyimi ile TRÖST. Arz ve talebi kendi belirler. Fiyatı, pazarı, nerelere ne kadar turist göndereceğine kendi karar verir. Şimdi ne yapacak? Tabii ucuz sattığı için çok sayıda rezervasyon alacak. Sonra bize gelecek. Otelciye odanı şu fiyattan ver, acentacımıza transferi, şehir turunu şu fiyattan yap diyecek. Yapmazsan elimdeki turisti İspanya’ya, Mısır’a, Tunus’a vd. ülkelere kaydırırım tehdini atacak.
İşte ülkemizin ilk ezeli sorunu budur. Bu tröstlere karşı kuyruğu dik tutmak, oyunlarına gelmemek ve onları yıkmak lazım. Yoksa yabancı turiste otelini 1’e satan otelci elbette tesisini kapatmamak için yerli turiste aynı odayı 3 satarak ayakta kalacaktır. Nasıl yıkacaksınız? AR-GE’ye önem vereceksiniz. Yeni turizm ürünleri ile yeni turizm destinasyonlari ile ve en önemlisi hesabınızı iyi yaparak. Odanızı yılın 12 ayı 10’a satacağınıza 6 ayı 20’ye satarak aynı geliri elde edeceğiniz ama kârlılığınızın daha fazla olacağının, odanızın daha az eskiyeceğinin bilincine vararak. Yeni turizm ürünleri gelistireceksiniz. Çayırda, taşta, toprakta Cross Golf yaptıracaksınız. Karda kışta golf oynatacaksınız, şu anda Abu Dhabi’nin yaptığı gibi Dünya Kulüpler Şampiyonası icat edip İspanya’dan Barcelona’yı, Arjantin’den Boca Juniors’u falan ülkenize getirip bu spor meraklısı zengin turistleri ülkenizde toplayacaksınız.
Ama Kültur Şehri deyip paraları oraya buraya saçarak tanıtım yaptığınızı sanmayacaksınız. Tanıtımı yaparken turisti ülkenize getirecek pazarlama ve satış ekibini de birlikte çalıştıracaksınız. Ülkenizdeki etkinliğe aynı zamanda bilet satıp onu seyahate zorlayacaksınız.
ILTM gibi milletin Ferrariler, Lamborghiniler ile göründüğü, uzay turizmini pazarlamaya başladığı lüks turizm fuarlarına katılımı son güne bırakıp salonun en sonlarında basit standlar ile yer almayacaksınız.
Fransızca konusan Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkeleri Mısır’dan idare etme yanlışını asla yapmayacaksınız. Kendi havayolunun bile uçmadigi bir ülkeden zengin turist kaynağı Singapur’u, potansiyel turist pazarı Tayland’ı yönetemezsin!
Bırak yurtdışına seyahati ve tatili, daha kendi karnını doyuramayan ülkelerde fuarlara katılıp kısıtlı tanıtım bütçeni boşa harcamayacaksın. Ama ultra zengin turistlere servis veren turizmcilerin yer aldığı Pure Life Experiences gibi yepyeni fuarları da bünyende AR-GE bölümü kurarak, öğrenecek, atlamayacaksın.
Yani 8 pounda all inclusive 4 yıldız oda satıp 2.5 milyon turist getirdim diye övünmek yerine, senin 1 yıldızlı otel odanla anca eşdeger, WTM sırasında gecesi 100 pounda kaldığın eski evden bozma pansiyonu görüp 4-5 yıldızlı tesislerinde odayı artık 200-300 pounddan satma yollarını arayacaksın. Emekli maaşınla ülkende 5 yıldızlı tesislerde krallar gibi 2 ay geçiren yabancı turistin yanında kendi vatandaşına da aynı olanakları, aynı fiyatlar ile sunmaya çalısacaksın. Yoksa yabancıya gösterdiğin parasal hoşgörünün acısını vatandaşına 3 misli fiyatla çıkartmayacaksın.
Övunme hedefini de artık 30 milyon turist değil 30 milyar dolara çevireceksin.

[email protected]

(16.12.2009)




required



required - won't be displayed


Your Comment:

BU hafta, geçen hafta gerçekleşen EIBTM-Barcelona ve şu anda Cannes şehrinde yapılan ILTM fuarlarından söz edeceğiz.
EIBTM, Cenevre’den Barcelona’ya taşınınca önce biraz etkinliği azalan bir fuar görünümü almasına rağmen İngiliz Reed grubunun fuarcılıktaki yüksek deneyimi ile son yıllarda yine eski düzeyine yükseliyor.

Previous Entry

BU köşede Ege’nin karşı kıyısını sık sık yazıyoruz. Daha önce birkaç kez Yunan adalarını ve iki kez de Alexandreapolis yani Dedeağaç’ı yazmıştık.
Bu kez Kavala Valiliği’nin daveti ile 25 kadar gazeteci Dedeağaç’ın biraz altında yer alan Kavala’yı ziyaret ettik. Kavala Türkiye’den daha fazla Türk turist bekliyor.

Next Entry