Suat Tore
World of Traveller

Paranın Gözü Kör olsun.!

Mayıs 4th 2010 in Türkçe yazıları

Gecen hafta Mardin yöresini dolaştık. Mardin, Midyat ve yeni ilimiz Batman’ın sınırları arasına giren ama Midyat’a sadece 45 dakika uzaklıktaki Hasan Keyf dolaştığımız yerlerdi.

Elbette müthiş turistik zenginlikteki bu yörelerimiz, hele Hasan Keyf başlı başına birer konu.

Ama bizim bu haftaki konumuz Dara…

Dara , Mardin’den 30 Km güneydoğusunda, Mardin-Nusaybin karayolu üzerinde.

Mezepotamyanın bu ünlü şehri bugün bir köy haline gelmiş.

Burası tarihimize Dara kalesi olarak geçmiş. Su sarnıçları, tiyatrosu, su değirmeni, barajı (subent’i), mahsarası (Eski Mezarlık) , köprüsü, kilisesi, çarşısı, deposu, tophanesi ve 40 metre derinliğindeki M.S.6 yüzyıldan kaldığı tahmin edilen tahıl depo / silo’su, ( daha sonradan zindan olarak kullanılmış ) ile eski bir medeniyet.

Çok büyük bir alana yayılan Dara, İran Hükümdarı Dara Yuvanişin tarafından kurulmuş, İsa’dan sonraki yüzyıllarda da İranlılar ile Romalılar arasında el değiştirmiş; 7 yüzyılda Arapların eline geçmiş, 15 yüzyıla kadar yerel beylik ve devletler tarafından yönetilmiş; sonra da Osmanlılardan günümüze kadar gelip halen Nusaybin’in bir köyü olarak haritalarda yerini almış.

Köyün her tarafı tarih.

Bugün çok küçük kalıntıları görülse de şehrin her yanının surlarla çevrili olduğu bu surların etrafında yetmiş iki burcun olduğu yapılan çalışmalarda anlaşılmış. Ancak ne surlardan nede kaleden, taş yığınlarından başka bir iz kalmamış.

Köylü bu kalıntıların üstüne ev kurmuş, bahçe yapmış.

Kalıntılar, eski Dara şehrine ait sur taşları, şehre önem kazandıran muazzam su sarnıçlarından toplanmış taşlar, üzerleri el ve insan başı figürleri kabartma tarihi taş parçalar neredeyse her evin bahçe duvarı olmuş.

Şehir harabeleri içindeki eski kalıntılardan kilise, saray, cami, çarşı, ev, köprü ve su sarnıçları hala mevcudiyetlerini muhafaza ediyor.

Kilise kalıntıları, vaftiz figürleri, haç sembolleri ve daha çok sayıda tarihi değer köyün hemen her yerinde, duvarlarda, yerlerde …

Köyün girişinde mağaralar ve kaya mezarları sizi karşılıyor. Burada kazı çalışmaları ağır aksak sürüyor.

Tarihçiler Dara için Mezopotamyanın Efes’i demekle çok haklılar. Ama ne yazık ki her yerde olduğu gibi burada da, bu inanılmaz tarihi, kültürel zenginliğimizin farkında değiliz. Koruma sıfır. Para da olmayınca kazı çalışmaları da yıllar sürüyor. Köylü de değerini bilmediği bu hazineleri evinin bahçe duvarı yapıyor.

Toprak altındakiler gün ışığına çıkartıldığında Dara’nın Doğunun Efesi olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Burada inanılmaz bir zenginlik olduğu çok aşikar.

Ama dedik ya paranın gözü kör olsun. Her yere para var. Ama bu tarihi değerlerimize ne koruma ne de gün ışığına çıkarma adına para ayıramıyoruz.

İnsan üzülüyor. Böyle bir tarihi mirasa sahip olacaksınız ama kıymetini bilmeyeceksiniz.

100 yıl önceki eserini tarihi eser diye niteleyen, müze kuran batılı ülkeleri düşününce hem gülümsüyor hem de üzülüyoruz!

e-mail:[email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Geçen hafta bu yıla kadar hiç katılamadığımız KITF fuarı için Kazakistan’ın Almaty kentine gittik. 2.725 bin km2’lik yüzölçümü ile ülkemizin üç katı büyüklüğünde toprağa sahip olan Kazakistan’da yaklaşık 16 milyon kişi yaşıyor.

Previous Entry

ORTADOĞU’nun en büyük turizm etkinliği olan Arabian Travel Market- ATM- geçen hafta 4-7 Mayıs tarihleri arasında Dubai’de gerçekleşti. Bu yıl %15 büyüme kaydederek 72 ülke ile kendi rekorunu kıran 1000 e yakın turizm kuruluşunun stand aldığı ATM’ e ilgi büyük oldu.

Next Entry