Suat Tore
World of Traveller

Bankaları kim kontrol eder?

Haziran 29th 2010 in Türkçe yazıları

Ya da tüketiciyi bankaların fevri uygulamalarına karşı kim koruyacak?

Mart ayı başında DOĞA Deneğin “BANKALARI DURDUR! Garanti Bankası ve Akbank’a Sesini Duyur: Hasankeyf Yok Olmasın’’ duyurusunu köşemize almıştık.

Sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan Hasankeyf ve Dicle Vadisi için UNESCO Dünya Mirası kriterlerinin onda dokuzunu sağlayan, dünyadaki tek doğa ve kültür mirasının yok edilmesini kabul etmeyen Avrupa bankaları Ilısu Baraj Projesi’nden çekilirken, Türkiye’nin en “çevreci” bankası olarak bilinen Garanti ve “kültürel sorumluluk çalışmaları” ile tanınan Akbank, baraj için yabancı bankaların bile vermediği krediyi veriyor ve Hasankeyf’in yok oluşuna önayak oluyorlar. Akbank ve Garanti Bankası projeden çekilmek için daha ne bekliyor?’’diye sormuştuk.

Tabii en çok kar eden kuruluşlar sıralamalarında daima ilk sıraları paylaşan bankalarımızın tek derdi nasıl daha çok para kazanırız olduğundan, hiç vakitleri yoktur, bu yüzden bu sorulara hiçbir yanıt vermezler.

Bankalardan şikayetlerin hiç bitmediği konuları, banka isimlerini de vererek başımıza gelen örnekleri ile yazalım.Hiç değilse okuyucuları bilgilendirelim. Bizim başımıza geldi, siz dikkatli olun babından!

Akbank’taki tasarruf hesabımda bulunan küçük bir meblağı çekmek istediğimde bu paranın işlem parası nedeniyle buharlastığını, hesap cüzdanı işletmek için her seferinde 1.50Tl para ödemek zorunda kaldığınızı….

İs Bankası unuttuğumuz –0 TL bakiyeli- bir hesabımızdan dahi son 20 yıl hiç islem yapmadığımız halde 50-TL işlem parası kestiğini… Aynı İş Bankasının hesabınıza yatan, havale edilen bir parayı hemen çekmek isterseniz mutlaka ciddi bir komisyon aldığını alternatif olarak da paranız 15 gün hesabınızda dursun ( bu sürede biz işletip, para kazanalım demediler tabii !!) sonra gelin komisyon kesmeyelim dediğini….

Garanti Bankası ise kredi kartınızı istediği gibi kullanır. Neredeyse hemen her ayın hesap ekstresinde aynı işlemi 2 defa yazarak ödetir, itirazımıza da aylarca yanıt vermez, bu paraları rahatça kullanır.

Finansbank hiç haberiniz olmadan adınıza hesap açar ve o hesaba ait banka kartı gönderir. Bu kartla alışveriş edin, peşin yerine taksitle ödeyin gibi, büyük puntolar ile cazibeyi, küçüçük puntolarla da cebinizdeki paranızı alma cinliklerini içeren bir broşürü de gönderir. Müşteri temsilcinize de sorduğunuzda ‘’ Allah Allah, kim açmış bu hesabı ‘’ yanıtını da büyük bir pişkinlikle verir.

Bu haftaki yazımızı da geçen seferki gibi bitirelim. Vatandaşın işi bu ülkede zor. Bankalar, telefon kuruluşları, elektrik, doğalgaz, su, sigorta …gibi tüm hizmet kurumları vatandaşa hizmet değil, nasıl parasını daha çok alırız diye uğraşıyor. Bu yanlışları da düzeltmek adına gününüzün uzun süresini boşa harcayarak ve sinir sisteminizi de bozarak ( makinalari dinleyerek ) uğraşırsınız.

Tüketciler Birliği de vatandaşın kandırılıp, soyulduğunu her fırsatta duyurur ama ülkenin gündemi o kadar yoğundur ki dinleyen olmaz.

***

Hıncal Ağabey, şikayetine yanıt alabildin mi?

Hıncal Uluç büyüğümüz geçtiğimiz Cumartesi TRT’yi çok haklı olarak Başbakan’a şikayet etmişti. Halkın parasıyla satın alınan Dünya Kupası maçlarında TRT’nin maç sonlarının o muhteşem duygusal atmosferini ‘’az sonra’’ diye kesip, en az 10 dakika süren reklamlara feda ederek izleyici ile alay eden tutumunu.

“Çeyrek final maçlarından itibaren bitsin bu rezillik” demişti ama ne yazık ki çeyrek final maçlarında da TRT’nin tutumu değişmedi. Hem de kale içinden çıkarılan, ofsayt’tan atılan gollerin olduğu iki çeyrek final maçının merakla beklenen sonlarına rağmen.

Yine ‘’az sonra’’ yutturmacası ile kandırıldık. Koyun gibi 10 dakika bekledik, sonrasında bir dakika sürmeyen saha içi görüntüsü ile yine reklamlara döndük.

(Bu satırları yazdığım Pazartesi gününün ilk maçı olan Hollanda-Slovakya maçında da durum değismedi.Merak ettim saat tuttum.18.48 de maç bitti.Reklamlara hemen geçildi.18.55 e dek-7 dakika- reklamlar sürdü.Sonra stada bağlanıldı ve 2 dakika Hollanda antrenörünün tercüme dahi edilmeyen konuşması verildi ve 18.57 de yine reklamlara dönüldü. )

Ne yapacağız Hıncal ağabey, bu ülkede her konuda, hep böyle kandırılıp, sömürülecek miyiz?
email:suattore@smpublication.com




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Siz hiç yurtdışında bir Türk lobisi lafını duydunuz mu? Hani ABD de falan Türk lobisinin etkisi ile bırakın üst düzey siyasi bir kararı, ‘’New York’un bilmem ne mahallesinde bilmem ne sorunu Türk lobisinin etkisi ile çözüldü ‘’ falan gibi bir haberi hiç duydunuz mu? Ya da benzer bir haberi Almanya’da, Fransa’da…vd.Türklerin yoğun yaşadığı ülkelerde….

Previous Entry

Haziran başında bu köşede yazdık Israil ile turizm ilişkilerimizi… Turizmci kardesimiz Deniz Tüfekçi de görüşlerini yazıp bize göndermiş. Bu hafta bu yazıyı köşemize alacağız. Yerimiz elverirse geçen bu dönemdeki rakamsal değerleri de burada aktaracağız.

Next Entry