Suat Tore
World of Traveller

Altın Portakal Yurtdışında Tanıtılmalı

Ağustos 2nd 2010 in Türkçe yazıları

Cannes deyince aklınıza ilk ne gelir? Film festivali. Cannes Film festivalini tüm dünya tanır.1939 da başlayan bu festival 2.Dünya savaşı nedeniyle 1946 ya kadar yapılamamış sonra aralıksız bugüne kadar sürmüş.
Avrupadaki diger onemli film festivallerinden Venedik film festivali 67, Berlin Film festivali 60 yıldır yapılıyor.

Bu yıl 47.si gerçekleşecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali de Dünyaca ünlü bu festivaller arasında yaşca hiç de aşağı kalır değil. Ama iş tanınırlığa gelince biz Türklerden başka ne yazik ki pek tanıyanı yok.

Geçen hafta bu festivalimizin tanıtım programına katıldık. Bu yılki teması “Sinema ve Toplumsal İletişim” olan festivalin sunumu adeta bir partinin kültürel programı gibiydi. Festivalin organizasyonunu yürüten Antalya Kültür ve Sanat Vakfının Başkanlığını da üstlenen, Antalya belediye Başkanı Prof.Dr.Mustafa Akaydın’ı kutladık.

Festivali halka götürüp halkın festivali yapma çabasında olduklarını söyleyen başkan özürlülerden hapishane de yaşayanlara kadar geniş sosyal programlar sunacaklarını belirtiyor. 70 milyon gibi mütevazi bir bütçeyle bizleri şaşırtacak çok sayıda programı bünyesinde toplayan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin artık yurtdışında daha çok tanınması gerekiyor.

Bazılarının turizmin başkenti ya da Türkiye’nin Rivierası diye adlandırdıkları Antalya’nın ucuz kitlesel turizmden kurtulması için Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali de Antalya’nın elindeki bir başka çok önemli kozdur.
Ama başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere Antalyalı turizmciler bunun farkındalar mı? Festivalin bu yılki sponsorları arasında Antalyalı birkaç turizm kuruluşunun dışında kimseyi göremedik. Her fırsatta ‘’Antalya bizden sorulur’’ diyen Turizm birliklerimiz, derneklerimiz, büyük otellerimiz, tur operatörlerimiz ve diğer Antalyalı turizmcilerimiz nerelerdeydiler? Festivale çok küçük desteği olduğunu öğrendiğimiz Kültür ve Turizm Bakanlığımız için de bundan daha güzel bir Incentive Turizm ürünü olabilir mi? Uluslararası film endüstrisinin de yatırım yapabileceği, yabancı filmlere doğal film platoları olacak bu bölgemizin tanıtımı için bundan daha uygun bir fırsat var mı dır?

Varsa yoksa ucuz pazarlarımızdaki fuarlara para harcayarak daha hala lüx, incentive ve Mice turizmin önemini anlayamadık. Yıllardır yapılmayan yada hangi kalitede ve kaç turist geleceğini bile bilmediğimiz fuarlara bütçeden para ayırarak yalnızca kelle sayısını önemsedik. Turist sayımız şu kadar oldu derken gelirimiz nerelerde ona bakmadık.

Nihayet yabancılardan elde ettiğimiz kişi başı turizm gelirini de 480 USD lara kadar düşürdük. Bu hafta acıklanan ilk 6 aylık verilerde yine turist sayısı su kadar arttı seklinde kelle sayısı one cikarılıyor.Ya gelir ne durumda.? Ortalama geceleme sayısı turist basina 8 gun.Bu durumda 480 USD harcayan turist Turkiye deki her gununu 60 USD ile geciriyor. Bu mudur ulkemizin hakkı? 3.Dunya ulkeleri dısında gunde 60 dolara nerede tatil yapabilirsiniz?
Bu konuyu haftaya daha da irdeleyecegiz.Ancak bizim burada yazacagimiz turizmcilerimizin daha fazla para getirecek, daha kaliteli ve zengin turiste donuk Altin Portakal gibi festivallere, incentive turizm urunlerine kafa yormalari gerektigi olacaktir.

Cevresi, estetigi, sosyal ve mimari yapısı ile kalitesini bir Cannes, bir Berlin, bir Venedik duzeyine yukseltecegimiz Antalya’mızın Altın Portakal Film Festivali ile adını tum Dunyaya duyurmamız da cok daha kolay olacaktır.
e-mail:[email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Doga derneginden yine bir duyuru aldık. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Ilısu baraj projesiyle yok etme isteğindeki ısrarına rağmen bu yıl 2 milyona yakın yerli ve yabancı turistin ziyaret etmesi beklenen Hasankeyf’in ihmal nedeniyle yıkılmaya başladığını belirtiyorlar ve söyle devam ediyorlar.

Previous Entry

Hatta bu işe önce yurt içinde kendini duyurabilmekden başlamalıdır. Bunun içinde yurtiçinde ve yurtdışında mutlaka PR şirketleri ile çalışmalıdır. Kamuoyuna aktaracağı duyuruları bu PR şirketleri ile birlikte organize etmelidir.

Next Entry