Suat Tore
World of Traveller

Deniz Tüfekçi “Kandırmaya, göz boyamaya devam”

Ekim 26th 2010 in Türkçe yazıları

Turizmci dostumuz Deniz Tüfekçi gönderdiği mail de bizim aylardır ülkemiz için genellediğimiz turist sayısı – gelir / fiyat ikilemini İstanbul için yazmış. Bu hafta köşemizin konuğu Deniz Tüfekçi.

“İstanbul belediye başkanı Sayın Kadir Topbaş geçen hafta bir gazeteye demeç vermiş, İstanbul’ daki otellerde yer yok!!, daha 2-3 sene önce 20 euro’ya oda satanlar şimdi 100-120 euro fiyatla odalarını satıyorlar….” ve devam etmiş anlatmaya… bilmem şu kadar daha otel inşaatı sürüyormuş…

Sayın Topbaş demeye getiriyor ki AKP belediyesi yönetiminde şehre müthiş bir turist akını var, otelciler gelirlerini katlıyor.yeni otel yatırımları sırada bekliyor …..

Amaç ortaya bir başarı tablosu çıkartıp, kendini bu başarının mimarı saymak.

35 yıldır İşin içinde olan birisi olarak, işin doğrusu gönlüm kamuoyunun bu tür demeçlerle, yetkili!! kişiler tarafından yanlış yönlendirilmesine razı olmadı.

Ortada başarı filan yok, bu tespiti en baştan yapmakta yarar var. Peki ne var?” Göz bağcılığı” var.

Sayın belediye başkanı iki doğruyu ,onlarca yanlışın önüne çıkartmış ve işte doğrusu budur demeye getirmiş.

Önce doğruları tespit edelim.

Evet, bu günlerde, yani Ekim ayında İstanbul’daki otellerin doluluğu oldukça yüksektir. Zaman zaman yer bulmakta sıkıntı yaşanır ama kimse açıkta, sokakta kalmaz. Sadece Ekim ayında değil, Eylül ayında da bu böyledir, Nisan ve Mayıs ayında da ..

Sadece İstanbul’da mı doluluk bu saydığım aylarda yüksektir? Paris, Londra, Milano, Viyana, Prag, Budapeste, Barcalona, Madrid, Roma gibi Avrupa’nın önemli kentlerinde tablo aynı İstanbul tablosu gibidir, yani otellerin doluluk oranları bu saydığım aylarda bu kentlerde de yüksektir. Çünkü gezginler, yani turistler Avrupa ve Amerika’da kültür ve eğlence amaçlı gezilerini daha çok bu aylarda gerçekleştirirler.

İstanbul’un bu saydığım kentlerden bir farkı vardır. Aralarında en az turistin geldiği kent İstanbul, yani Sayın belediye başkanının başarısıyla!! övündüğü kenttir. Çünkü bu kentlere sadece o saydığımız 4 ayda değil, neredeyse 12 ay boyunca yeterince turist gelmektedir. Örneğin Paris’e 35 milyon turist gelirken İstanbul’a gelen turist sayısı 7,5 milyon olarak tahmin edilmektedir. Bu 7,5 milyonun neredeyse %35 i İstanbul’da otellerde konaklamamaktadır. Saydığım 4 ay dışında, uluslararası ölçekte 1-2 kongre nedeniyle yoğun bir kaç günlük doluluk dışında otellerin dolulukları ciddi düşüşler yaşamaktadır. İstanbul’daki ortalama doluluk henüz %60 civarlarına ulaşmıştır. Yani mevcut odaların %40’ı doldurulamamaktadır. Bu istatistiği otelciler birliğinden edinebilirsiniz.

Hele hele ”Kültür başkenti ” ilan edildikten sonra gelen turist sayısında bir önceki yıla göre azalma yaşanması bir garabetin belgesi gibi şehrin konu ile ilgili yöneticilerinin, kuşkusuz belediye başkanının da önünde asılı durmaktadır. İlk kez kültür başkenti ilan edilen bir kent bırakın %20-30 turist sayısı artışına kavuşmak, 2010 yılının ilk 9 ayında %7 civarında turist sayısında azalma yaşamıştır. Bu rakamları ben vermiyorum, sayın başkan İstanbul İl kültür ve turizm müdürlüğüne merak edip sorsa, bakanlığın sitesine baksa bu rakamları kendisi de görür, en azından sesini çıkartıp, boş şeylerle övünme yolunu seçmez.. Kültür başkentleri tarihinde hiç kimse,hiç bir ”kültür başkenti” belediye başkanı bu başarıya!! erişememiştir. Kutlamak gerekir sayın başkanı. Ne yapsak, şerefine bu sefer belediye bütçesinden gündüz havai fişek mi patlatsak?

Gelelim fiyatlara; Sayın belediye başkanının ikinci doğrusu da budur. Evet, Ekim ayında otellerin ortalama oda fiyatları 100 euro civarındadır. Eylül, Nisan, Mayıs aylarında da öyledir. Peki diğer aylarda? Sayın başkanın söylediği gibi 3-5 sene önce değil, hala bir çok otel 20-30 euro net fiyatlarla oda satar durumdadır. Merak eden expedia, venere, booking .com gibi sitelerdeki fiyatların %25-30 altındaki fiyatlara baksın, ya da 3-5 otele grup, acenta fiyatlarını sorsun, yeterince sağlıklı bilgiye ulaşabilir.

12 ay içinde 1-2 ay ile ilgili verileri öne çıkartıp, bunu da başarı!! olarak sunmak göz bağcılığından başak bir şey değildir. Belki konuyu bilmeyenler inanabilir, sizin başarınızı!! alkışlayabilir, hatta bazı kamu binalarının otele çevrilmesi!! sevdanıza çanak tutabilir, ancak işin içinde olanların gözünde saygınlığınız ciddi yara alır, bu böyle biline.

Sayın belediye başkanı göz bağcılığı işinden vazgeçip, son 5 yılda İstanbul otellerinin maliyet kalemlerinden su, elektrik, doğal gaz gibi başında bulunduğu belediyenin ne kadar zam yaptığını bize bir anlatsa, ne iyi olur değil mi?

Sayın başkan kuşkusuz durmuş saat gibi, 24 saatte 2 kere doruyu gösteren saate nazire yaparcasına o da iki doğruyu tespit edip, kalan 8 gerçeğin üstünü örtüp saklamayı tercih etmiş.

Turizmci, otelci taifesi geçen 5 yılda, maliyetlerin artışı ile kıyaslandığında, elde ettiği reel gelirde ciddi düşüş yaşadığını sayın belediye başkanının 3-5 tanıdığı otelciye bunu soramıyorsa, kendi idaresindeki bürokratlara sorsa, maliyet artışının oranını hemen öğrenir, sektörün karşısında bu duruma bir daha düşmezdi.

Ortadaki eser, “başarının yerinde yeller eser” tablosudur.

Beklediğimiz, sayın belediye başkanının kulaktan dolma bilgiler ile halkın karşısına çıkıp kamu oyunu yanıltmak yerine ciddi, tutarlı tablonun tamamına hakim bir olgunlukla sorunu fark edip çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaşmaktır. Yönetiyorum iddiasındaki kamu yönetimi ciddiyeti bunu gerektirir, ay ışığında ceviz silkelemeyi değil.”

e-mail:[email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Turizm fuarları hızlandı. Fuar izlenimlerimizi köşemizde yazmayı sürdüreceğiz. Ancak bu hafta geçen haftalarda köşemizde uzun uzadıya birkaç hafta üst üste yazdığımız ve ‘’turist sayısını boş verin gelire bakın’’ mealindeki yazılarımıza destekler biçimde bize ulaşan TYD’nin bir araştırmasını köşemize alacağız.

Previous Entry

Two years ago, when the economic crisis started in the world we said “every downfall after crisis, there will be a rise”. At the end of last year world economy grow up again and this year world financial problems almost recovered.

Next Entry