Suat Tore
World of Traveller

Suriye Pazarı mı ? Aman Dikkat!

Kasım 2nd 2010 in Türkçe yazıları

Geçen hafta Şam’da gerçekleşen ATB turizm fuarı nedeniyle Suriye’deydik. Geçen yıl ilk kez ziyaret ettiğimiz fuar, bu yıl iki ayrı salonda gerçekleşerek, biraz daha fazla katılımcı stand ile biraz büyümüştü.

8. Uluslararası Şam Turizm Fuarı’na Türkiye’den Kahramanmaraş, Muğla ve İzmir kentlerinden 30 firma katıldı. Fuarda; Fransa, Rusya, Tayland ve Endonezya’nın da aralarında bulunduğu 11 ülkeden 65 firma stand yer alırken firma sayısından da anlaşılacağı üzere yabancıların yer aldığı salonun yarısı ülkemizden gelenler ile dolmuştu.

Vizelerin kalkması ile Suriye ile turizm hareketimiz inanılmaz boyutlara geldi. Hem Türkiye’den Suriye’ye hem de Suriye’den ülkemize gelenlerin sayısı önceki yıllara göre %100 un üzerinde arttı.

Suriye Turizm Bakan yardımcısı Türkiye’den Suriye’ye girişlerin 1 milyon kişiye ulaştığını söylerken, Suriye’den de ülkemize 500 bini aşkın vatandaşlarının gitmiş olabileceğini belirtiyor.

Nitekim Turizm Bakanlığımızın ilk 9 aylık rakamlarında da ülkemize 660 bin Suriye’linin giriş yaptığı görülüyor. 9 ay içindeki bu artış geçen yıla göre %100 un üzerinde. Geçen yılın toplamında bu rakam 500 bini aşmıştı. Bu yıl sonunda 1 milyon Suriyelinin ülkemize giriş yapacağı tahmin ediliyor.

Ancak karayolu ile yapılan bu geliş ve gidişlerin neredeyse tamamı güneydogu bölgelerimiz ile olan akraba ziyaretleri ve sınır ticareti boyutunu aşmıyor ve ortalama kalış süreleri de bu yüzden çok kısa.

Suriye’nin kişi başı gelir düzeyi ile de çok ilgili olarak ülkemizde tatil amaçlı uzun süreli kalışlar çok az. Bu kısa süreli kalışların büyük bölümü Hatay ve Gaziantep bölgelerinde gerçekleşiyor. Hava taşımacılığının da yalnızca İstanbul odaklı olması az sayıda Suriye’liye İstanbul’a da seyahat olanağı veriyor. Antalya, Muğla ve İzmir gibi fuara katılan bölgelerden gelen turizmcilerimiz bu illerimize charter uçuşlar ile turist hareketinin artacağını umuyorlar ama kısa dönemde bizce fazla bir umut yok. Uzun dönemde, Suriye’liler gelir düzeylerinin artması ile ve tatil anlayışlarını kazandıklarında belki bu bölgelere de bir artış olacaktır.

Suriyeliler daha turizmi yeni öğreniyorlar. Turizme ilgileri de çok az. Fuarı iş saati dışında akşam saat 18 -22 arasında yaparak ilgiyi artırmak istemelerine rağmen, fuara ilgi ne turizmcilerinden, ne de halktan neredeyse hiç yoktu.

Hızla yeni tesisler inşa ediyorlar. Ama tesislerde servis ve hizmet çok kötü. Lisan bilen az. Taksicileri bizimkileri aratır, anlaştığınız fiyat, yolda örneğin “air condition açtık” diye artabilir. Tartışmasız bir taksi yolculuğumuz olmadı.

Hemen hiçbir konuda sözünde duran yok. Bu nedenle turizmcilerimizin de Suriyeli meslektaşları ile anlaşmalarında çok titiz ve dikkatli olmalarını öneririz.

Fuar organizasyonuna gelince; burada da aksaklıklar, ilgisizlik ve adam sendecilik en belirgin özelliklerdi. Daha fuar başlamadan organizasyon bozukluklarını yaşadık. Fuar duyurusunu aylar önceden yaparlar, ama sorularınıza yanıt alamazsınız, davet ederler ama son güne kadar nerede kalacağınızı, nasıl geleceğinizi bildirmezler, önce uçak bileti veremeyiz derler ama son gün uçak bileti verebileceklerini söylerler, biletinizi alırsınız Şam’a gelince ödemesini yapacağız derler, Şam’da asla ilgili kişiyi bulamazsınız, katalog, broşür yoktur, fuar programını bilmezsiniz, transferler keyfe keder yapılır ya da hiç yapılmaz…..vs.vs.

Modernliği ve büyüklüğü nedeniyle aslında çok şaşırdığımız Şam fuar alanı, şehrin 30km kadar uzağında, havaalanının çok yakınlarında bulunuyor. Yukarıda da yazdık, fuar akşam yapılıyor, ama fuar alanında, değil yemek yiyecek bir restoran, su alacak bir büfe bile yok. Hava 40c ama salonda soğutma hak getire, basın odası var ama kapısı kilitli, lisan bilen yok, bileni de bulabilene aşk olsun, sözde davetlisin ama seninle ilgilenen bir Allahın kulu yok…. Yani fuarcılıkda da daha alacakları çok yol var.

Sonuçta Suriye pazarı Güneydoğudaki yakın illerimiz dışında daha çok vakit, ama daha da önemlisi turizmcilerimize ticari ilişkilerinde çok dikkatli olmalarını gerektiriyor.

e-mail:[email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Two years ago, when the economic crisis started in the world we said “every downfall after crisis, there will be a rise”. At the end of last year world economy grow up again and this year world financial problems almost recovered.

Previous Entry

Haberin başlığı şöyle : Tanıtımda 50 ülkenin adı var, bütçesi yok!

‘’Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) ile Ekin Grubu’nun birlikte yayınladığı RESORT Dergisi’ndeki habere göre Kültür ve Turizm Bakanlığının ülkemizin yurtdışında tanıtımına ayrılan bütçesinden en büyük payı Almanya alırken 50 ülkeye hiç bütçe ayrılmadı.

Next Entry