Suat Tore
World of Traveller

İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti, Türofed… vs.

Aralık 25th 2010 in Türkçe yazıları

Turizmci Deniz Tüfekçi gene hiddetlenmiş bir yazı göndermiş. Bakın neler yazmış; “İSTANBUL, AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ. HEM DE 2010 MODEL!!!

Yer Sultanahmet meydanı, 3 imparatorluğa başkent olmuş şehrin yönetim alanı, tarihi yarımada, dünya kültür mirasının en önemli parçası, merkezi.. UNESCO’nun özel ilgi alanı. Ekim ayından bu yana, çivi çakılması bile özel izne tabi olan bu meydanda buldozerler, kepçeler ile kazı yapılıyor. Kazılan yerler ardından betonlanıyor. Yakında üstlerine kaldırım taşı, paket taşı, bir iki seneye kalmaz, her zaman her yerde olduğu gibi asfalt dökülür. Sorduk ne yapılıyor? İyileştirme!!! Kaldırımlar genişleyecek, yol sağlamlaştırılacak. Nereye? Trafiğe kapatılan Sultanahmet meydanına!! Trafiğe kapalı yerde yol yapıp, yayalar için özel kaldırım yapılacakmış… Gel de gülme. Neyin üstüne beton döktüler? Tabii ki tarihi kalıntıların üzerine, Avrupa kültür başkentinin arkeolojik sit alanında kazıyı tırnakla, süpürge ile yapmak yerine kepçe ile yapanların tarihe saygısı varmıdır? Tarihten, kültürden mikrop kapmamak için isterseniz bir tabaka da kireç dökün lütfen. Peki bunlar herkesin gözü önünde mi yapılıyor? Evet, valilik meydana 300 metre, Vali bey görse ne diyecek? Ben İstanbul valisi olsam bir şey demem!!! Neden mi? Neden olacak, kazının yapıldığı, kepçenin çalıştığı yer T.C. Kültür ve Turizm bakanlığı İl müdürlüğünün tam önü, makam odasına 18 metre uzaklıkta, üşenmedim ölçtüm. Eğer sayın il kültür müdürü gözünün önünde olanlara göz yumuyorsa ,”hop gelin buraya, siz ne yapıyorsunuz ” demiyorsa, savcılığa şikayet etmiyorsa demek ki bir bildiği var der, hiç sesimi çıkartmam. Siz vali olsanız ne yapardınız? Hemen muzırlık yapıp ortaokul yurttaşlık kitaplarındaki ”Valinin görevleri” konusundan pasaj okumaya kalkmayın .. Anıtlar kurulu filan..?Adı üstünde onlar kanıtlara değil anıtlara bakıyorlar. Meydan yerinde mi? Yerinde!! , Ee, mesele yok o zaman… İnşaatı kim yaptırıyor?.İstanbul Büyük şehir belediye başkanlığı. Tarihi kültürü emanet ettiğimiz kafalar, işte böyle sahip çıkıyorlar Kültür Başkentimize. Tarihi merkezde tüm yasaklara karşın kepçe, buldozer işbirliğiyle kazılar yapılıyor, arkeolojik sit alanında. İl kültür müdürlüğünün önünde, sayın müdürünün gözü önünde. Gece !! ve gündüz çalışılıyor orada, Kültür başkenti temiz olmalı değil mi? Öyleyse ver eline İSKİ elemanlarının tazyikli su hortumunu, temizlesinler Sultanahmet meydanını. Meydanı yıkarken Alman çeşmesinin kubbesinin içindeki altın varaklı mozaikleri de yıkarmısın? Yıkarım!! demişler ve yıkmaktan beter edip tazyikli su ile mozaikleri yerlerinden sökmüşler. Temizliyorlar, yıkıyorlar param parça ediyorlar Kültür başkentini. Kim? İBB’nin temizlik tayfası. Eee büyük şehir çalışıyor! kültürü,tarihi koruma anlayışı yoksa; verirsin eline hortumu, yıkar!! verirsin kepçeyi, kazar!! Sultanahmet bölgesinin düzenlenmesi ihalesinin tabelasında süre biteli neredeyse bir ay olmuş görünüyor, Fen işlerinin tabelası var, ama bilgiler kısmı bomboş, acaba bu tablo ne zaman ortadan kalkar? Tarihe, kültüre ve hemşehrilerine saygı, ana arterlere İngilizce pankartlar asıp, ‘UCLG başkanı seçildim” demekle olmuyor. Sanki resmi dilimiz Ingilizceymiş gibi ya da 3-5 turiste adını duyurarak başı göğe erecek sanısıyla bu pankartları yaptırıyorsa yanılıyor. Sultanahmet meydanını gören, kendisini tanıyınca, ”aman Sir bize gelmesin” demez mi? İşte 2010 Avrupa Kültür başkentinin Belediye yönetimi ve başkanı.. elbirliğiyle tarihi katlediyorlar’’ diye kızıyor Tüfekçi.

Tam da TV’lerde İstanbul Avrupa Kültür Başkenti reklam filmlerini hergece üst üste görünce ‘’öff be bu yılda amma kültürlendik, sadece biz mi? ilgili ajansın belirlediği bu etkinlikler için milyonlarca turist de akın akın Istanbul’ a geldi! ve milyarlarca dolar para ödeyerek kültürümüzden nasibini aldı!” diye düşünürken Deniz Tüfekçi’nin bu yazısı geldi. Yahu Deniz kardeşim! Ne diye dert ediniyorsun bu işleri. Seneye bi başka başkan gelir o da bunları söker yenisini yapar. Merak etme sen, bizde tarih hep yenilenir, pırıl pırıl olur! Sen boşver bunları. Bak 2010’u organize eden kültür ajansımız neler başarmış, gurulandık, duygularımız okşandı, göğsümüz kabardı! Sen bırak bunları, şu kültür başkentliği işi, iyi iş! Ajans da bu işi birkaç yıl daha sürdürelim diyormuş. Avrupa yeni başkent Turku zannetsin. Biz Turku değil türkü deriz, birkaç da yeni türkü besteletir TV lerde gösterir kendi kendimize gurulanır, duygulanır, göğsümüz kabarır. Bak kültür ajansımız benzine konan vergilerden falan biriktirip ‘Mahpeyker’ adlı bir film için 3 milyon TL vermiş. Git bu filmi izle hem kültürün artsın hem de gururlan.Sırf bu filmi izlemeye gelerek % de bilmem kaç artacak turiste, ülkeye girecek dolara bak.!! kardeşim.

Önceki gün de otelcilerin federasyonu Türofed, Başbakan’dan fırça yemiş, onlarda kendisine plaket verip teşekkür etmişler! Daha İstanbullu meslektaşlarını bile federasyon içinde tutamayan çoğunluğu Antalya’lı otelcilere Başbakan, “Federasyon ne ola ki, TÜSİAD bile dernek, size dernek olmak yetmiyor mu? Doğu’da, Bitlis’de, Muş’da otel yapmazsanız yasa masa çıkmaz’’ şeklindeki sözlerini Türofed’li dostların iyi değerlendirmesi gerekir! Ama federasyon olmadı, bari konfederasyon olalım şeklinde bir değerlendirme yanlışına düşmesinler!!
e-mail:[email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Son olarak Travel Turkey’e önceki yıl gitmiştik.Bu yıl dördüncü kez düzenlenen bu fuara, izlediğimiz ilk iki yıla oranla katılım biraz daha artmış, bizim pek göremediğimiz ama duyurulara göre sayısı 300 lerden 500 e çıkmış hosted buyer’ları ve biraz daha düzelmiş organizasyonu ile geçen yıllara göre ( en azından bizim de izlediğimiz ilk iki yıla göre ) biraz daha iyi idi.

Previous Entry

Her yeni yıl öncesi bize mektup gönderen kahinimiz Turizmdamus yaşadığı Sanalistan’dan bu kez ortama uymuş, bir mail atmış ve 2011 için ülkemizin falını çıkartmış. Bakın neler yazmış;

Next Entry