Suat Tore
World of Traveller

EMITT Panayırı

Şubat 15th 2011 in Türkçe yazıları

Bakın 2009 da EMITT’in ardından neler yazmışız. ‘’ ..fuarın genel büyümesi ile birlikte bazı sorunları da büyüyor. Öncelikle fuar alanı çok uzak. Bu uzaklık fuara ulaşımda yıllardır sorunlar yaşatıyor. Bu yıl metrobüs ve Avcılar’dan toplu taşıma araçları gibi yeni ulaşım alternatifleri yaratılmış, ama yine aksaklıkları ve gecikmeleri duyduk. Anadolu yakasından ilan edilen servislerle fuara gelme eziyetini de bize ulaşmak isteyen dostlardan öğrendik.

Uzaklık ve trafik yoğunluğundan ötürü, komiktir ama Anadolu yakasında yaşadığımız için biz yıllardır fuar alanına yakın bir otelde konaklıyoruz. Buna rağmen bu yıl bazı günler 1 saat kadar yolda kaldığımızı belirtmeden geçemeyeceğim.

Daha önce de yazdım. TEM bağlantı yolu için akşam dönüşlerinde trafik E5’e kadar gidilmesini gerektiriyor. Bu 1-2 km’lik yol akşamları en az 30 dakika alıyor. Oysa fuar alanının arkasında bu bağlantı yoluna geçiş, bir noktaya konacak trafik ışıklı geçişle kolaylıkla hallolur. Bu geçiş hem trafik yükünü her iki yönde hafifletecek hem de zaman tasarrufu sağlayacaktır.

Biz 2 nolu salonda yer aldığımız için arka parkı kullanıyoruz. Burada otopark tam bir keşmekeş. İsteyen arabasını dilediği yere bırakıyor. Dolayısıyla giriş ve çıkışlar eziyet halini aldığı gibi bazen de imkansız oluyor. Salonda duyduğumuz anonsların neredeyse tamamı 4 gün boyunca oto plakalarıydı.

Fuarın bu yıl da bizce en büyük sorunu gürültüsü idi. Biz yabancıların bulunduğu salonda yer aldık. Yıllardır tanıdığımız birçok yabancı konuk katılımcı ziyaretçilerle standlarında konuşamamaktan yakındı ve önümüzdeki yıllarda katılmayacaklarını da söylediler.

Şu yüksek volümlü müzik ve eğlence işi fuar girişindeki sahneye taşınamaz mı yada akşam 4-5’ten sonrasına bırakılamaz mı? Hiç değilse ilk iki gün!!!

Salonların belirtilen standlardan oluşması -uluslararası salonda yine çok sayıda bölgemiz vardı- profesyonel günlerinde halkın yer almaması, hosted buyer’larin özenle seçimi, stand temizliği…vs. gibi daha çok sayıda eksiklik ve aksaklık sanırız fuarı düzenleyen dostlara başka ağızlardan da aktarılacaktır. Dedik ya, biz ülkemizde her yıl daha iyi bir EMITT’e katılmak ve görmek istiyoruz.

Eleştirilerimiz bu yüzden!..’’

Bunlar 2009 EMITT’i için yazdıklarımız.

Ilk yılından buyana destek verdiğimiz ve elbette bundan sonra da vereceğimiz bu fuarımızı daha iyi yerlerde görmek için bu kez daha da ağır eleştireceğiz. Kimse darılmasın ! Geçen yıl, 2010 da, fuarın ardından yukarıda yazdığımız sorunların daha da arttığını görüp, çok kızgın olduğumuz için hiç birşey yazmamıştık. Fuar büyüyor ama kalitesi düşüyordu. Bu yıl, geçen yılları da arar olduk. Fuar daha da büyümüş, katılımcı sayısı ve nasıl hesaplandığını bilemediğimiz ama mutlaka daha da artmış olarak açıklanacak ziyaretci sayısı ile EMITT, bu yıl turizm fuarından çok halk panayırı görünümündeydi. 2010 da Suriye halk ezgilerini ezberlemiştik, bu yıl Guantanamera’yı…Sabah 10 da başlayan bu şarkı en yüksek volumleri ile 2.salonun en çok istek toplayan şarkısı idi sanki ! Yabancı ülkelere dansları ile birlikte müziklerini duyurabilme yarışı içinde olan yenileri de katılmıştı. Salon 2’de bunlarla da yetinilmemiş elbette yüksek volumleri ile kendi kendine çalan piyano ve bateri satıcı firmaları da yer almıştı. Sözde yabancılara ayrılmış bu salonda hemen karşımızdaki Antakya standının dokuma tezgahi da çalıştırıldığı zamanlarda bu otomatik orkestraların kontrbas görevini mükemmel üstlendi !
Sozcüklerimizi duyurabilmek için bağırarak konuşmaktan sesimiz kısıldı. Bir ara müsteşar yadımcımız ile karşılaştık dudak okuma metodu ile hal hatır sorduk, bu panayır mı fuar mı sorusuna ses tellerimizi yormamak için sadece gülümseyerek cevap verdik. Bu ses kirliliğinin yanısıra 2.salonun genel kirliliği de 4 gün boyunca sürdü.Bu çok doğaldı çünkü yabancılara hizmet veren bu salonda tel kadayıfı, künefe, sahlep, dondurma, kaymaklı kabak tatlısı ve köfte …vd ikramlar ilk günden itibaren sunuldu. Bir yandan koltuk altlarındaki broşürler ile tek elle taşıdıkları bu ikramları yemeye çalışıp ve diğer elle bir başka stand’dan ilave broşür almalarda oluşan kazalar halıları günün menüsünü sunar hale getirerek turizm fuarcılığına yeni boyutlar kazandırıyordu. Hele kenarları yapıştırılmamış bu halılara ya da düzensiz stand dekorlarına takılanların ellerindeki bu ikramlar ile yere düşmeleri traji komik durumlara da sahne oluyordu.

Yabancıların bulunduğu salonumuzun en çok ilgi çeken standları Kosova, Senegal ve bazı yabancı yayın organlarının standları oldu. Bu stand sahiplerinin gelmemesi ile boş olduğunu farkeden ikram severler bu boşluğu buralara yerleşerek 4 gün boyunca doldurdular. Tabii bu cok sesli fuarımıza ancak 2 gün dayanabilen Tayland gibi konuk standların son iki günkü sahiplerinin renkli görüntülerini de mizah sever dostlar icin kaydettik!
Ilk iki gün salon 2 den pek ayrılamadık.Fuarın 3.günü erkenden diğer salonları da hızlı adımlar ile gezdik.

Bölgelere ayrılmış salonların gürültüsü doğaldı da, acenta ve otelcilerin yer aldığı 7.salonda da Güneydoğu Anadolu ezgilerini daha girişte duymak bizi şaşırttı. Salonun en sonunda yer alan büyük stand da, gecen yıl batı müziği ile gürültü yaptığı icin bu yıl fuara katılmasına izin verilmeyen acentacının yerine bu yıl gelen kuruluşu görünce şaşkınlığımız daha da arttı.Galiba ‘’sıla gecesi’’ sabah 11 lere alınmıştı. Zurna ve halaylar ile piste döndürülmüş standda çiğ köfte yoğruluyormuydu doğrusu kalabalıktan göremedik.Gecen yılki acentacının suçu yoksa iyi bir zurnacı bulamamasımıydı?

Şaka bir yana EMITT büyüdükce küçülüyor ! Dostlara bir kez daha önerilerimiz;
1- Elbette hayır işi yapmıyorsunuz. Para kazanacaksınız.Çok stand çok para getirir doğru da fuarın profesyonellere dönük bir fuar olma özelliğini kaybettirir.
2- Bu yüzden ilk 2 gün profesyonellerin günüdür gibi komik duyurular yapmayın. Bir yanda internetten bedava davetiye verip diğer yandan halkın ilk 2 gün girişini nasıl önlersiniz?
3- Ziyaretci sayısı duyuruları da yapmayın. Girişler tam bir keşmekeşti. Sayım yapılamazdı.Örneğin ben 4 gün boyunca hiç sayılmadım. Zaten bu rakamlar hiç bir fuarda inandırıcı değildir. Sigara içmeye, yemek yemeye, mal almaya.. gidenleri dahi tüm fuarlar ayrı giriş olarak sayarlar. Bu yüzden hiç sayı açıklamayın daha inandırıcı olur.
4- Yabancılara ayırdığınız salonda müzik yayınına gelecek yıl hiç izin vermeyin bakalım ne olacak? Konuk ülkelerin müzikli gösterilerini girişteki sahneye alın.Müziği tam kesemezseniz hiç degilse 16-18 gibi ‘’happy hour’’ saatlerine alın.
5- Gürültü yapan standları kovmak ticari olmayabilir.Bu standlar bellidir, seneye bunların tahsilatını önceden yapın, fuar esnasında gurultu yaparlarsa elektriklerini kesin.Elektiriğimi kestin bakiye ödemem kaygılarınız olmaz.
6- En büyük sorunlardan biri de servis otobusleri, park ve trafik. Çıkışta kalabalık çok, yol dar, trafik işlemiyor. IETT otobüsleri durakta bekliyor, dolunca kalkıyor. Sizde 10 kadar otele kaldırdığınız otobusleri de bir parkta toplayın konuklarınız otobuse orada binip hem saatlerce soğukta beklemesin, hem de trafik akışını durdurmasın.
7- Yukarıda yazdık.Arka yola mutlaka TEM yoluna gidecekler icin bir ışıklı düzen yada alt/ust geçit yapılıp trafik akışı rahatlatılsın. Geçen yıl 1 saatte gidilen yol bu yıl 2 saatte zor alınır oldu. Şehirdeki akşam toplantılarına kimse gidemedi.

Gelecek yıllarda daha düzenli EMITT’ler diliyoruz.
[email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

YILLARDIR turizmde terörden çok sıkıntılar yaşamış bir ülke olarak coğrafyamızda gelişen siyasi karışıklıklara karşı duyarlı olmalıyız.

Previous Entry

Rahmetli Haluk Durukal Ağabey her yıl şubat ayında Milano da gerçekleşen ve Italya pazarının en büyük fuarı olan BIT dönüşlerimizde bize sorardı “Bitlendiniz mi oğlum ?”. Bizde terör zamanlarında falan “iyi bitlenemedik”, ama daha iyi izlenimlerle döndüğümüz fuar sonraları “bu yıl bol bol kaşınacağız abi” diyerek şakasını yanıtlardık.

Next Entry