Suat Tore
World of Traveller

Atatürk’ümüzün emaneti yenilendi ve tekrar açıldı

Nisan 5th 2011 in Türkçe yazıları

‘’Mustafa Kemal Atatürk, Al Mahrusa yatıyla Marmara’da gezinti yaptığı sırada konuğu olduğu Mısır eski Hıdivi Abbas Hilmi Paşa’nın Bursa’da bir kaplıca otel yaptırmak üzere şirket kurma isteğine olumlu yanıt verdi. Bunun üzerine, 20 Şubat 1928’de Bursa Kaplıcaları Türk Anonim Şirketi kuruldu. Merkezi İstanbul’da olan şirketin amaçları, kuruluş sözleşmesinde şöyle sıralanmaktaydı;

1- Bursa’nın sıcak ve soğuk maden sularının işletme hakkını almak,

2- Modern banyolar, oteller, gazinolar, lokantalar, parklar ve oyun alanları kurmak,

3- Bunları bizzat ya da başka ticari kuruluşlar aracılığıyla işletmek.

Atatürk, otel kurulmasına karar verildiği gecenin sabahında Atatürk Köşkü Müzesi’nden ayrılarak zeytinliklere doğru yürüyüşe çıktı. Bu sırada dönemin Bursa Valisi Fatin Güvendiren, Atatürk’e “Paşam, oteli nereye yapmamızı uygun görürsünüz?” diye sordu. Atatürk, Yeni Kaplıca, Kaynarca ve Kara Mustafa hamamlarının bulunduğu yere baktı ve elindeki bastonu toprağa dikip “Mesela buraya yapılabilir” diye cevapladı. Ortaklar, “İyi, güzel ama Atatürk’ün gösterdiği yerde ve yakınında sıcak su yok ki! Yeni kaplıcalar da sahipli. Zaten oradan buraya sıcak suyu çıkarmak çok zor” diye itiraz etti. Güvendiren, “Atatürk’ün bastonunun dikildiği yerden başka yere otel yapılamaz” diye diretince, Hüdavendigar Vakfı’ndan üç kilometre boru döşenerek otelin bulunduğu yere su getirildi.

Çelik Palas’ın mimarı, Türkiye’de kalarak İstanbul’daki Sanayi-i Nefise Mektebi’nde hocalık yapan ve başta İstanbul’da Beyoğlu’ndaki St. Antoine Kilisesi (1906-1912), Karaköy Palas (1920), Maçka Palas, Maçka’daki İtalyan Sefareti, Taksim Anıtı’nın kaidesi (1928) olmak üzere İstanbul, Ankara ve Bursa’da  başka bazı yapıtlara da imza atan ünlü İtalyan Mimar Guillio Mongeri oldu. Projenin uygulaması Mimar Kemalattin Bey’in öğrencilerinden Hüsnü Tümen tarafından gerçekleştirildi.

Açılışı 26 Temmuz 1935 günü yapılan bu ilk Çelik Palas Oteli, 17.000 m²’lik alanda kurulu, 36 oda ve 72 yatak kapasiteli idi. O tarihte Asri Kaplıca olarak da anılan

otelde Atatürk ve İnönü için birer oda hazırlanmıştı. Bursa’nın ilk asansörlü binası olması açısından da önemi olan Çelik Palas, yapıldığı yıllarda konforu bakımından da Avrupa’nın tanınmış otellerinden üstündü. Odalarının çoğunda termal su ile kür yapmaya elverişli banyolar vardı. O yıllarda kaloriferi, asansörü ve telefonu bulunan otelin düzenli bir lokantası, geniş salonları ve yazlık bahçesinin yanı sıra otelin bahçesinde yaz ve kış bir orkestra bulunuyordu.

İkinci otel; Vali Haşim İşcan döneminde yeni ve daha büyük bir ek bina yapımıyla büyütüldü. Bu ek bina, ilk binanın projelendirilmesi ve yapımı sırasında Mongeri ile birlikte çalışmış olan mimar Hüsnü Tümen’in çizdiği proje uyarınca inşa edildi. İkinci otelde üçü köşe daire, onu suit olmak üzere toplam 173 oda vardı. Yatak kapasitesi ise 359’du. Ayrıca lokanta, bar, sauna ve ilk otelle birlikte yapılmış bulunan jeotermal Türk Hamamı bulunmaktaydı.

Bursa Belediyesi 1961’de, Atatürk’ün bağışladığı hisseler ile eski ve yeni otel binalarını ve Atatürk Köşkü’nü Emekli Sandığı’na sattı. Ancak düzenlenen bir protokolle, Atatürk Köşkü’nün amacı dışında kullanılamayacağı belirtildi. Emekli Sandığı daha sonra Köşk’ü otellerden ayırarak Kültür Bakanlığı’na devretti. Köşk, Bakanlıkça gerekli onarım ve düzenlemelerin tamamlanmasından sonra, 29 Ekim 1973 günü Cumhuriyet’in 50. yılı kutlamaları çerçevesinde müze olarak kamuya açıldı.

Üçüncü Otel; Emekli Sandığı 1988’de Çelik Palas’ı daha da geliştirmek amacıyla, güney sırtlarda 90.000 m² bir alan üzerinde, dördü kral dairesi düzeyinde 286 oda ve 572 yatak kapasiteli yeni bir otel inşaatını başlattı. Ancak inşaat tamamlanamadı. Bursa Belediyesi; Atatürk’ün bağışlamış olduğu Çelik Palas hisselerini daha sonra Emekli Sandığı’na sattı.’’

Çelik Palas Oteli’nin Strateji Tanıtım ile birlikte hazırladığı bu ilginç tarihini geçen hafta sonu elde ettik. Bu tarihi oteli yenilenen haliyle gezerken hem tarihi anıları, hem de kendi anılarımız ile bir duygu sentezi yaşadık. Tesisi yeni haliyle yazmayı haftaya da sürdüreceğiz.

[email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Geçen haftanın gündeminde daha basılmadan toplatılan kitap vardı. Konuyla ilgili herkes düşüncesini yazdı. Ben herkesin bu konuda düşüncelerini yazmasını çok yanlış buluyorum. Böyle giderse yakında Japon’lar yada Çin’liler ‘’Düşünce Okuyan’’ bir alet de geliştirirler. Nasıl ‘’Yalan Makinası’’ yapıldı, ‘’Düşünceokur Makinası’’ nın da icadı yakındır.

Previous Entry

Geçen hafta ziyaret ettikten sonra yazmaya başladığımız, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bastonuyla yerini bile işaret ettiği Bursa Çelik Palas otelinin yenilenme öyküsü de şöyle;

Next Entry