Suat Tore
World of Traveller

Turizmde Para hırsı

Haziran 7th 2011 in Türkçe yazıları

Üniversite yıllarımızda, bazen Beyazid’ın sokak aralarında, bazen harçlığımızı çıkartmak için çalıştığımız Karaköy hırdavatçılar çarşısı sokaklarında tombalacılar olurdu. Üç numara tutturdunuzmu kaçak yabancı sigara, 5 numaraya da Iskoç viskisi kazanırdiniz. Viski kazananlar ertesi gün viski yerine içtikleri buzlu çayı anlatırlar, tombalacıyı arayıp dururlardı. O zamanlar ülkede yabancı sigara ve içki satışı yoktu ve böyle münferit olaylara rastlanırdı. Kaçak içki bulabilmek zordu, para hırsı günümüzdeki gibi değildi, içki sahteciliği de viski yerine içilen çayla sınırlı olunca da, sinirlenmenin ötesinde sağlığı pek etkilemezdi.

Sonra para insanların ilk hedefi oldu. Sahtekarlıklardan aile fertlerinin birbirlerini öldürmesine kadar herşeyin altından para hırsı çıktı. İnsani değerlerimiz bitti. Ve artık sahte viskiden toplu ölümler yaşanıyor.

Bodrum’daki olay ilk değil ki ! Geçtiğimiz yıllarda yaşanan sahte içkiden benzeri ölümleri ne çabuk unuttuk. Bu yıl da yine tekrarlandı. Neden mi arıyorsunuz? Nedeni para dır. Daha fazla kazanma hırsıdır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Özgür Özarslan, “insanların hayatına malolan bir olayı yüksek ÖTV ile açıklayan ya da buna dayandıran açıklamaları esefle karşılıyorum” demiş. Sevgili Özarslan elbette haklıdır bu olayı tek başına ÖTV ye bağlamak doğru olmaz ama yüksek ÖTV’nin kaçakcılığı ve sahteciliği artıracağı bizim gibi denetimlerin iş işten geçtikten sonra yapıldığı bir ülkede süpriz sayılmaz ki ! Bu işin içinde olanlar ‘’her 70’lik içki şişesinde üreticiler devlete 22.5 TL vergi ödüyor. Fakat kaçak ya da sahe içkinin şişesi, ödenmesi gereken ÖTV oranın da altında, 20 TL’ye satılıyor’’diyolar. E bu durumda kaçakcılık, sahtecilik artmaz mı? Elbette ahlaki değerlerimizi yitirmiş olmamız, herşeyden önce para dememiz, ne olursa olsun, nasıl olursa olsun daha fazla para kazanma hırsımız ne yazık ki bu olayın ana nedenidir.

Turizmde yıllardır yaşanan üzücü olayların tedbirleri alındı mı? 30 kisilik tekneye 100 turist bindirenler, gece gündüz çalıştırılan uykusuz şoförlerin sebeb olduğu kazalar nedeniyle tur otobüsleri ve bunları pazarlayanlar denetleniyor mu?
Kaçak yada sahte içkinin turistik işletmelerde ne işi var? Daha çok para kazanma hırsının getirdiği ‘’ alan razı, satan razı zihniyet’’ neden sorgulanmaz, denetlenmez? Türkiyenin en aydınlık yüzü, en umut bağlanan ekonomik sektörü, milyarlarca liralık tanıtım harcaması yapılan turizmi bu zihniyetlere teslim edilemez.

Denetimler yalnızca polisiye olmaz. Sektörün tüm birlikleri kendi içinde denetim mekanizmaları kurmalı bu zihniyetteki üyelerini bünyelerinden atmalıdır.

Otelcinin daha fazla kazanç için sadece kaçak, sahte içki değil,

Hijyenden uzak gıdayı, en ucuz peyniri, en ucuz domatesi, adı, sanı duyulmamış birayı servis etmesi…

Otobüsçünün uykusuz şoför çalıştırması…

Havayolcunun teknik donanımı yapılmamış uçak kaldırması…

Acentacının satarken söz verdiği programı uygulamaması….

Ve zehirlenmeler, kazalar, yaralananlar, ölümler…

Bir kuruluşun tüm sektörü , ülke turizmini ve imajını olumsuz etkilediği, yapılmış milyarlarca liralık pazarlama çalışmalarının bir anda ziyan edilmesine yol açtığı unutulmamalıdır.

Bugün konumuz sahte içkiden ölümler.Ya diğerleri ?

Sezon henüz başladı.Artık önceki yıllarda yaşadığımız üzüntüleri tekrar yaşamamak için tedbirleri olay yaşandıktan sonra değil, öncesinden almalıyız.

e-mail:   [email protected]




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Haber güzel; Dünya kongre şehirleri sıralamasında İstanbul 109 kongre ile Dünya 7. olurken, Antalya da 23 kongre ile 79. ve İzmir ise 6 kongre ile 284. oldu.

Previous Entry

Seçim haftası nedeniyle hem biraz ülke gündeminden çıkmak, hem bize çok yakın bir kardeş ülkeden söz etmek ve hem de uzun bir seyahatimiz nedeniyle bu hafta olası internet imkansızlıklarına karşı köşemizi boş bırakmamak için bir gezi yazısını iki haftaya yayarak aktaracağız.

Next Entry