Suat Tore
World of Traveller

Avrupa Kültür Turizmi için Proje Bekliyor

Ekim 4th 2011 in Türkçe yazıları

Avrupada kültür turizmine bakış ülkeler bazında önem kazanıyor ve Avrupalılar bu konuda yeni çalışmalar ile kültür turizmine ağırlık verilmesini istiyorlar.

Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın dünya turizm endüstrisinde liderliğini sürdürebilmesi için Avrupa turizm politikası ve arzının modernleştirilmesi gerektiğini belirtiyor.  Avrupa Komisyonu tarafından turizme ilişkin son bildiri geçen yıl Haziran ayında “Avrupa, Dünyanın 1 Numaralı Turist Destinasyonu olmalıdır’’ şeklinde yayınlandı. Bu amaçla Avrupa Turizmi için yeni bir politik çerçeve de belirlenmiş oldu. Bildiride rekabet edebilirliğin desteklenmesi için belirlenen öncelikli alanlarda ilk sırada; ülkelerin turizm ürünlerinin farklılaştırılması ve ortak ve zengin mirasların (Doğal, Kültürel, Tarihi vb.) aktifleştirilmesi yer aldı.

Avrupa kimliğini güçlendirilmesi, Avrupa kültürel zenginliğinin yayılması ve kültürlerarası diyaloğun ve karşılıklı anlayışın kolaylaştırılması yoluyla Avrupa’da sürdürülebilir ve kaliteli turizmin desteklenmesi için kültür turizmi önemli bir rol oynayacak.

Avrupa da ve de ülkemizde son yıllarda sık sık duyduğumuz;  Kültür Başkentleri, Avrupa Miras Günü, Avrupa Miras Etiketi gibi girişimler kültür turizmine Avrupa’nın da yaklaşımını gösteriyor. Avrupa Komisyonu söz konusu girişimleri aktifleştirmeyi ve Avrupa Konseyi’nin “Kültür Rotaları” programı, UNESCO’nun dünya miras alanları, UNWTO’nun “İpek Yolu” gibi diğer Avrupa Kuruluşları ve uluslararası kuruluşlar tarafından üstlenilen benzer veya tamamlayıcı girişimlerle sinerji yaratmayı amaçlıyor.

Türkiye zengin kültürel mirası ile Avrupa’ya bir rekabet üstünlüğü sağlamakta ve turizm arzının farklılaştırılması için çok sayıda avantajlara sahip bir ülke. Ortak kültür mirasımız ve ortak değerlerimiz daha geniş anlamda desteklenebilir ve böylelikle bu turizm potansiyeli AB seviyesinde geliştirilebilir. Bu amaçla TÜRSAB bir dizi toplantılara başladı. Bu toplantılar ile Avrupa Konseyinin “Kültürün yerel ve bölgesel gelişmeye katkısı” çalışmaları ülkemizde de başlatılmış olacak.

Yıllardır ülkemizde kültür turizmi bir şekilde yapılır. Hatta konunun uzmanı acentalarımız eski yıllarda yaptıkları kültür turlarını anlata anlata bitiremezler. Kültür turizmine gerekli önemin verilmediğini, bu yüzden ülkemizde inanılmaz bir kültür zenginliği olmasına rağmen son yıllarda bu amaçlı turların artık neredeyse yok sayılacak kadar az yapıldığından söz ederler.

Mas turizmin getirdiği sayısal büyüklükler ile gözü kararmış ülke turizmi, ne yazık ki kongre, kültür, MICE gibi karlı alternatif turizm çeşitlerini ıskaladı. Her yıl turist sayısı şu kadar arttı, turizm gelirimiz bilmem kaç milyar dolara yükseldi diye büyük övünç beyanları ile populizm yapan turizmimizin ileri gelenleri, yıl sonlarında nedense yaşadıkları zararları, karlardaki düşüşleri açıklamadı, sakladı.

Oysa az sayıdaki kültür turizmi uzmanlarımız seslerinin yettiği kadar ilgilileri uyarmaya çalıştılar. Kültür turizminin sadece yüksek gelir ve kar getirmeyeceğini, bu turizm çeşidi ile ülkeye gelen turist kalitesinin artacağını, kaliteli turiste dönük çok iyi bir ülke tanıtımı da yapılmış olacağını tabir yerindeyse dillerinde tüy bitene kadar söylediler. Ancak özellikle son 20 yılda, turizm çatısında sık sık değişen yön verenlerin arasında onları dinleyenler çıksada, yeni gelen eskiyi aratır huyumuz nedeniyle kültür turizmimiz dibe vurdu.

Bu köşede defalarca yazdığımız ayrıca 1995  yılından bu yana yayınlarımızın her sayısında ‘’Meet at Culture’’ başlığı ile tanıttığımız; St.Paul yolu, kültür merkezlerine yürüyüş yolları, üç dinin güzergahları, kültür destinasyonlarımız…. gibi yüzlerce konu, Kültür Turizmine verdiğmiz önemin göstergesidir.

Bu nedenle TÜRSAB’ın Avrupalıların beklediği kültür turizmi projeleri için başlattığı toplantıları çok önemsiyoruz. Avrupa şimdi bizden kültür projeleri bekliyor. Ülkemizde bu turizm çeşidinin önemini kavrayan az sayıda turizmcimiz de olsa, onların çok ilginç ve özel projeler üreteceklerine inanıyoruz. Çünkü Türkiye farkında olmasak da her yerinden kültür fışkıran toprakların üzerinde yer alıyor.Konuyu sürdüreceğiz.




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Geçen hafta Ayvalık’ın hemen karşısında yer alan bu Yunan adasını yazmaya başlamıştık. Turizmci dostumuz Yorgo, bizi 3 gün boyunca Yunanistanın 1631m2 lik 3. büyük adası Midilli’nin neredeyse tamamını gezdirdi.

Previous Entry

Geçen hafta Avrupa’nın kültür turizmi projelerine ağırlık vermek istediğini, bu amaçla Avrupa Komisyonun projeler beklediğini ve TÜRSAB’ın da bu konuda bir dizi toplantı düzenlediğini yazmıştık.

Next Entry