Suat Tore
World of Traveller

Golf Turizmi mi? O ne ola ki, lo?

Kasım 22nd 2011 in Türkçe yazıları

Belek’liler kusura bakmasin. Onlar uğraşıyorlar, didiniyorlar, Dünya’nın tek ve en önemli etkinliğini büyük uğraşlar ile ülkemize getiriyorlar ama işte biz golf’ ü ve golfün turizmdeki önemini bilmeyenler yazımıza böyle başlıklar atabiliyoruz. Cahillik işte ….

10 yıl kadar önce ‘’Üvey Evlat Turizm’’ diye bir kitap yazmıştık, yanılmışız. Evlat aynı, kendi kendine büyüyor nasılsa, ama sık sık değişen yeni babalar ile bizim evlat sağlıksız büyüyor !

Şaka bir yana, Belek’te düzenlenen IGTM’den sonra tekrar anladık ki turizmimizi gerçek sahiplenenler olmasa turizmimizin hali ne olurdu?

Belek’ e, Brezilya’dan Japonya’ya aralarında Turizm Bakanları da olan 63 ülkenin 1500’e yakın golf turizmi profesyoneli geliyor, ki içlerinde 400 kadar, buyer dediğimiz bu sporu sevenleri farklı destinasyonlara çeken golf tur operatörü var, Golfun uluslararası medya’daki sayıları 100 e ulaşan, en önemli gazeteci ve TV’leri Belek’de yerlerini almış, bu fuarı, turizm fuarlarının tek ismi Reed düzenliyor, Dünya golf turizmini yönlendiren, Vietnam’dan Arjantin’e kadar 91 ülkede 1700’ün üzerinde golf uzmanının üye olduğu IAGTO başkanı ülkemize gelip bir hafta boyunca gece gündüz fuar ile uğraşıyor, bizim Belekli golf sevdalısı bir demet turizmicimiz de geçen yıl Londra’dan buyana ellerinden geldiğince organizasyonun eksiksiz olması için gece yarılarına kadar çabalayıp duruyor. Ama babalar ortalıkta yok!

IAGTO başkanı diyor ki ‘’golf için değişik destinasyonlara gidenler normal turistin en az 1.5 misli para harcarlar.Bu sporu yapanlar charter uçakla seyahat etmezler, değişik destinasyonlarda güzel golf sahaları ve golf tesisleri  arar ve biran önce golf oynayabilmek ister.’’ Bu yüzden ülkeler golf turizmine büyük önem veriyorlar, bu yüzden de ülkemizdeki EMITT turizm fuarında bile göremediğimiz Kore, Japonya, Brezilya, Arjantin, İskoçya, İrlanda, Vietnam, Kenya, Guney Afrika, Çin, Dominik Cumhuriyeti, Endenozya, Fas, Portekiz gibi ülkeler ve hatta Güney Kıbrıs da Bakanlıkları yada en üst turizm otoriteleri ile Antalya golf etkinliğine geliyor. Bu yüzden Kenya da 48, Çek Cumhuriyetinde 90, Ispanya’nın sadece Katalunya bölgesinde 36, İrlanda’da 420, Tayland’da 200’ün üzerinde golf sahası var. Bu ülkeler hem yeni golf sahaları açabilmek için uğraşıyorlar, hemde ellerindeki bu sahalara daha fazla golf sever çekmek için fuar fuar dolaşıyorlar. Ülkemizdeki golf sahası daha 20 yi bulmuyor. Evet golf ülkemize geç geldi ama golfün ülkemizdeki kalbi olan ve 20 yıl önce bu amaçla kurulmuş olan Belek’de bugüne kadar ancak 14 saha kurabilmişiz. İlaveten Istanbul’daki 1.5 sahayı da unutmadan ekleyelim. Büyüklerimiz çok yakında Golf sahası sayısını 50 ye çıkaracaklarını buyurmuşlar. Klasik cek , cak edebiyatı. Önümüzdeki yıl açılması beklenen Kuşadası golf kompleksinin dışında planlanan bir yatırım haberi daha kulağımıza gelmedi.

Ingiltere’de 4 milyon kadar golf oyuncusu var.Bunların 1.6 milyonu yılın 12 ayı golf oynuyor.Tabii yalnızca Ingiltere’de oynamıyor. Bu İngilizler yaz kış seyahat ederek değişik ülkelerde golf topunun peşindeler. Kışın daha sıcak yerlere gidiyorlar. Bu nedenle Tunus’u, Fas’ı, Güney Kıbrıs’ı, kışı soğuk geçen ülkelerin golf severlerini kapabilmek için amansız bir rekabetin içindeler. Bizim Belek’de ise kışın tesislerin yarıdan fazlası kapılarını kapatıyor. 6 ay deniz satıp, 6 ay kış uykusundalar. IAGTO başkanı Peter Walton ve IGTM başkanı Mark Walsh ile yaptığımız görüşmelerde onlar da bu durumun farkına varmışlar. ‘’Otelleriniz mukemmel bu bölgeye yeni otel değil yeni golf sahaları kazandırın’’ diyorlar. Yani yeni golf sahaları yapıp diğer otellerin kışın kapanmamasına uğraşın aklını veriyorlar. Tabii akıl vermek kolay, yatırımcıyı, parayı, projeyi hayata geçireceğin kişileri nasıl bulacaksın, bir de ayrıca ‘’derelerin suyunu bitiriyorlar’’ çamurunu atıp izi kalsın diyenler ile nasıl başedeceksin ! henüz bunu bilmiyorlar. IAGTO Başkanı ‘’ “Türkiye’nin golf turizmindeki geleceği kesinlikle ve kesinlikle yeni sahalara bağlı. Fakat bunlar rastgele bir şekilde hayata geçirilecek projeler olmamalı. Ulaşılabilir, stratejik noktalarda yapılmalılar. Türkiye için başarının anahtarı burada gizli ” diyor. Yani projeler direk uçak seferlerinin olduğu,kolay erişilebilir, iklimi elverişli, kalitesi yüksek tesis ve hizmetlerin verildiği yerler olmalıdır şeklinde açıklık getiriyor. Pazarlama endişelerimiz için de “Avrupa’da süregelen ekonomik kriz normal turistin karar verme aşamasını etkiliyor. Artık yapacakları seyahatler üzerinde çok daha fazla düşünüyorlar. Ancak golf turisti hala seyahat etmeye devam ediyor. Golf turisti ani ekonomik gelişmelerden çok fazla etkilenmiyor. Golf turizmi genellikle mali yönü kuvvetli insanların yer aldığı bir segment. Bu nedenle çok endişe taşımamalısınız’’ diyor.

Özetle Türkiye nihayet gerçek bir turizm fuarını Antalya’da yaşadı. Yaptığımız onlarca görüşmede de teyidini aldık, mükemmel bir organizasyon gerçekleştirdik. Tüm emeği geçenleri kutluyoruz.

e-mail: suat@suattore.com




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Renkleri de kırmızı beyaz ne güzel, aynı Liverpool gibi ! THY nin önce futbol takımları ile başlayan sponsorluk anlaşmaları Turizm Bakanlığımızın da devreye girmesiyle ilginçleşiyor. Turizm Bakanlığımız önce Herta Berlin ile bir anlaşma imzaladı. Turizmde 1.pazarımız olan Almanya’yı 3.pazarımız İngiltere takip etti.

Previous Entry

Kendini Antalya’ya adamış sevgili dostumuz Nizamettin Şen geçen hafta Antalya’da düzenlenen Golf turizmini konu eden yazımızdan sonra bizi de uyararak pek gündeme gelmeyen Antalya Botanik Expo’sunu da duyurmamızı istedi.

Next Entry