Suat Tore
World of Traveller

Şubat Fuarları ve ITB-Berlin

Mart 13th 2012 in Türkçe yazıları

Turizm pazarlamasının en yoğun ayları başladı. Şubat ayında peşpeşe fuarları takip ettik. Önce ülkemizin fuarı EMITT’deydik. İlk gün aniden bastıran karla EMITT eziyeti başladı. Yazmaktan biz bıktık ama değişen bir şey yok. Maalesef bizde alışkanlıklardan kolay vazgeçilemiyor.

Fuarın dışından başlayalım. Ne otoparklarda, ne shuttle’larda, ne bozuk yollarda, ne trafiği düzene sokacak uygulamalarda hiç bir değişiklik yok.Aynı kargaşa her yıl büyüyen, kalabalıklaşan fuar ile azalmak yerine artıyor. Fuarın içinde de benzer olumsuzluklar da artarak sürüyor. 4 gün boyunca adımızın yazılı olduğu yaka kartımızı alamadık. Hergün ücretsiz davetiye maili atan organizasyon, katılımcılara yaka kartlarını mail ile kaç yıldır önceden gönderemiyor.Bugün artık bütün büyük fuarlar bu işi mail ile çözdüler.ITB, WTM, BIT….Ayrıca neden herkese online davetiye gonderilir? Fuar kalabalık gorülsün diye mi? İlk 2 gün neden sadece profesyonellere açık tutulmaz da halkın içeri girmesine izin verilir? Neden kulakları sağır eden müzik susturulmaz ? Burası panayır mı yoksa bir festival alanı mı? Halılar kirli, düzensiz, stand alınlıkları yazılmamış, ( Afrika Turizm Organizasyonu’na kontrat yaptık, ama defalarca bildirmemize rağmen standa alın yazısı yazdıramadık ! ), standlarda karmaşa, temizlik yok, yabancıların bulunduğu salonda belediyelerimiz, belediyelerin olduğu salonlarda acenta ve otellerin işi ne?, tuvaletler pis, yeme içme yerleri düzensiz…vs.vs. Hiç mi olumlu bişey yoktu derseniz haksızlık etmeyelim. Tüm Türkiye’den gelen, yıllarca göremediğimiz dostları görüp, hasret giderdik, Erzincan, Kars gibi stantlardan da eve sucuk, peynir, bal..vs aldık.

Sonrasında İtalyan pazarının barometresini tutan Milano’daki BIT fuarına gittik. Ekonomik kriz Italya’da çok belirgin. Italyan acentacıların olduğu standlar da dahil sakin bir BIT izledik. Bu pazarda muhtemelen ülkemize gelişlerde düşüş yaşayacağız. Ama Akdenizli kanı taşıyan İtalyanlar son dakika rezervasyonları ile en azından geçen yıl rakamlarını yakalayacaktır diye düşünüyoruz.

Bir sonra da Hindistan’ın Ahmedabad kentinde düzenlenen Gujarat Turizm fuarına davet aldık. Turizm fotografçısı Halil Tuncer ile birlikte aktarmalı ve çileli bir yolculuktan sonra Ahmedabad’a vardık. Hindistan’ının inanılmaz trafiği ile bir kez daha tanıştık. Otelimizden 30 km uzaklıktaki fuar alanına bazen 1.5 saatte ulaşarak 3 gün çilemiz devam etti. Kötü bir organizasyon, yeni fuar alanında önceden hazırlanmamış ve fuar bitene kadar düzenlenemeyen organizasyon aksaklıkları bize EMITT’i arattı. Hindistan’ın heryeri inanılmaz bir kültür hazinesi. Ama kalabalık nüfus ve pislik bu güzellikleri örtüyor. Kendi olanaklarımızla gezdiğimiz şehirde çok sayıda ilginç ve zengin tarih var.Ama hepsini görüp bilgi alabilme olanağı yakalayamadık. Ancak fuarda stantları dolaşarak Gujarat bölgesinin ve Hindistan’nın diğer bölgelerindeki turizm zenginliklerini tanıdık. İkili görüşmeler yaparak faydalı bilgiler edindik. Gujarat Müslümanların yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Bu yüzden eyaletin hiçbir yerinde alkollü içki satışı yok. Kanunlarını böyle çıkartmışlar.Restoranlarda ve hatta 5 yıldızlı Marriott ve 4 yıldızlı Ramada gibi zincir otellerde alkollü bira dahi  satılmıyor. Gujarat Hindistan’ın Sağlık Turizminde parlayan bir bölgesi. Modern hastaneler tüm sağlık konularında tedavi sağlıyor. Ağırlıklı olarak komşu ülkelerden ve özellikle başta Kenya olmak üzere Afrika ülkelerinden hastalar bölgeye geliyor. Fiyatlar ülkemizden ucuz. Son yıllarda ülkemizden Hindistan ile Sağlık Turizmi ilişkileri kurmak adına birlikler kuranların adını medyamızda görür olduk. Uzatmadan şunu yazalım; Türkiye’den kimse tedavi için Hindistan’a gitmez, Hindistan’dan da kimse Türkiye’ye tedavi için gelmez. Hastaneleri ne kadar modern olursa olsun bizim insanımız hastanenin kapısından adımını attığında başka bir hastalığa yakalanacağını düşünür. Hintli hastalar da ülkemizdeki fiyatları öğrenince Tıp’ta bizden çok ileri olan Hindistan doktorlarına kendilerini emanet edeceklerdir. Ama amaç bizim doktorları Hindistan hastanelerindeki gelişmiş teknolojiyi göstermek ise acentalarımız Hindistan’a doktorlarımız için eğitim turları düzenleyebilirler. Tabii tersi de geçerli; Hintli doktorları ve tıp’taki son teknolojileri analatacak Hintlileri ülkemize de getirmenin de adı turizm olabilir!!

Bu haftalık yerimiz doldu. Haftaya çok ilginç Seyşel izlenimlerimiz ile Dünyanın en büyük turizm etkinliği ITB-Berlin’ i anlatiriz.

 

Suat Töre




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Geçen haftadan devam ediyoruz. Onun yerine Türkiye’ye kim geliyor?
Öğrenci, emekli, ev kadını… Bu kesimin oranında artış var. Geçen yılın aralık ayında son çeyrek itibariyle bu grubun toplam turist sayısındaki oranı yüzde 28’ken, bu yıl aynı grubun oranı yüzde 32’yi aşmış durumda.

Previous Entry

Geçen hafta yoğun turizm pazarlama dönemine girdiğimizden söz etmiştik. Bu hafta önce Mart ayının hemen başında gerçekleşen Seyşel adalarının karnavalından söz edeceğiz.

Next Entry