Suat Tore
World of Traveller

Kruvaziyer Turizm -1-

Temmuz 10th 2012 in Türkçe yazıları

Dünyada yaklaşık 20 milyar dolarlık bir iş hacmi olan Kruvaziyer turizmi son 20 yılda her yıl %7.4 lük artış ile popüler bir turizm çeşidi olarak giderek büyüyor.

Kruvaziyer turizminde gecen yılın 20.6 milyon yolcu sayısı 2024’te 30 milyona çıkacak. Avrupa’daki büyüme Kuzey Amerika’yı geçti. Avrupa 10 yıl içinde en büyük bölge olacak. Ülkemizde de üç tarafı denizler ile çevrili olmasına karşılık çok gerilerde olduğumuz kruvaziyer turizminde 2000’li yıllardan itibaren artan bir talep izleniyor. Lüks gemilerle yapılan ve genelde üst gelir grubuna ait kişilere hitap eden kruvaziyer turizminde son 10 yılda Türkiye’nin yıllık büyüme oranı dünya ortalamasının üzerinde seyretti. Son 8 yılda Türkiye’ye gelen gemi sayısı yüzde 83, yolcu sayısı ise yüzde 276 arttı. 2003 yılında, 887 gemi ile toplam 582 bin yolcu Türkiye’ye gelirken, 2011 yılı sonu itibarıyla limanlarımıza uğrayan gemi sayısı 1.560’a, yolcu sayısı ise 1.990.000’ a ulaştı. Türkiye de kruvaziyer turizmde büyüyor. Avrupaya kruvaziyer turizmle çıkan 50 bin Türk yolcu sayısı bu yıl 65 bine çıktı. Türkiye Avrupa’yı Asya ile bağlama konusunda da çok önemli rol üstleniyor. Geçen yıl Akdeniz’de 171 kruvaziyer gemisi sefer yaptı. Bu sene 206 gemi bekleniyor.  Türkiye’nin hem destinasyon olarak rolü artacak hem de Türkiye ekonomisi kruvaziyer turizminin sağladığı fırsatlardan daha çok yararlanacağı bekleniyor.

Bu hafta Kruvaziyer Turizmi ile ilgili görüşleri, eksiklerimizi, yapılması gerekli düzenlemeleri bu turizm çeşidinde söz sahibi kuruluşlarımıza ayırıyoruz. Önceliği de bize son yazısını gönderip aramızdan ayrılan Pamfilya Turizmin sahibi rahmetli Yaşar Sobutay abimize veriyoruz. . ‘’ Son yıllarda Türk turizminin gözardı edilemez bir parçası haline Kruvaziyer Turizm, hem Türk insanın tatil tercihlerinde,  hem de yurtdışından gelen ziyaretçiler arasında nemli bir yer tutmaya başladı. Ülkemizin İstanbul, Kuşadası ve İzmir gibi limanları için emekleme dönemi çoktan geride kalıp; büyümenin getirdiği sancıların yaşanmaya başladığı bir turizm dalı halini aldı. Bu sancılar özellikle Kruvaziyer Turizmi’nin paketleri satan seyahat acentalarında tabi olduğumuz vize uygulamaları ile limanlarımızı ziyaret eden yolcu gemilerinize hizmet veren seyahat acentalarında ise operasyonel zorluklar gibi hissedilmektedir.

Ülkemizin Kruvaziyer Turizmi açısından eşşiz konumu son yıllarda pek çok kruvaziyer firmasını limanlarımıza çekerken, bunun yanı sıra bir çok eksiğimize gözler önüne serdi. Bunların başlıcalarına gelince, limanlarımızın yolcu gemilerini layığı ile ağırlamak için gerekli altyapıya sahip olmayışı, ören yerlerimizin bakımsızlığı ve içlerinin “boş” oluşu, sunulan sahil gezilerinde misafirlere hizmet verecek kalitede yeterli rehber kadrosunun olmayışına kadar her alanda eksikliklerimizi de fark etmemize vesile oldu. 2010 yılından itibaren Akdeniz sahilimizde  Antalya ve Alanya Limanları kruvaziyer faaliyetlerde önemli artışlar başladı. Antalya limanı için bu artışta en önemli payı 2010 yılından itibaren yaz operasyonlarında 2 gemisi için Antalya’yı indi-bindi limanı olarak seçen AIDA Cruises almaktadır. AIDA Cruises’ın bu kararı almasında Antalya’nın Almanya, Avusturya ve İsviçre ile olan yaz sezonundaki güçlü uçuş ağı ve Antalya’nın Doğu Akdeniz, Ege hatta Karadeniz turları için eşsiz konumudur ki yine Alman Pazarı’ndaki diğer önemli kruvaziyer firması olan TUI Cruises’da 2012 Eylül’ünden itibaren Antalya’yı indi-bindi limanı olarak programlarına almıştır. Antalya’nın indi-bindi limanı olarak tercih edilmesi İzmir, Marmaris ve İstanbul limanlarını da düzenlenen sefer sayılarını önemli ölçüde arttırmıştır. Fakat 2011 yaz sezonunda Arap Baharı nedeni ile Antalya ve Alanya’nın yakaladığı transit yolcu gemilerindeki ivmenin 2012 yılında sürdürülemediği il içindeki tüm limanlara uğrayacak irili ufaklı yolcu gemisi sayısının 110 olduğu göz ardı edilemeyecek bir gerçektir.  Diğer yandan Antalya özelinde Yolcu Terminali’nin şehre uzak bir noktada yük rıhtımları arasında sıkışmış olması kruvaziyer yolcularının şehri ziyaretinden yoksun bırakmaktadır.

Özellikle Türk Rivierası sloganıyla pazarlanan bir destinasyonda çimento tozları, Tırlar arasında kruvaziyer operasyonlarının yapılması kentin deniz turizmi geleceği için de  bir başka dezavantaj oluşturmaktadır. Şehri ziyaret eden yolcu gemileri arasında indi-bindi yapanların sayısının fazlalığı ise çevre gezilerinin asgari düzeyde gerçekleşmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle Antalya limanlarının yolcu gemilerinin transit olarak uğradığı rotalar arasına alınması için kamu ve özel sektörce pazarlama faaliyetlerinin yürültemesi büyük önem taşımaktadır. Bununla birlkte  indi-bindi yapan her geminin günlük yaklaşık olarak 250 kişiye direkt ve dolaylı ilave ile istihdam yaratması hammalından, kumanyacısına, rehberinden, atık toplayıcısına kadar bireyler bazında önemli faydaya vesile olmaktadır. Kruvaziyer turizmin ülke ve destinasyon bilinirliğine, destinasyonların ekonomilerine katkıları tartışmasız çok büyük önem taşırken Kruvaziyer Turizmin gelişimi, sürdürülebilirliği için kamu, özel sektör ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının gönülden katkı ve çabaları turizmin bu önemli alt kolunun ülkemizde kaderini belirleyecektir.’’

Haftaya diğer görüşler ile devam edeceğiz.




required



required - won't be displayed


Your Comment:

Turizmimizin bir gerçek yıldızı daha aramızdan ayrıldı. Yaşar Sobutay Türk turizminde ilklerin adıydı. Antalya’ya ilk turizmi getiren, Antalya’dan ilk bölgesel turları, ilk Pamukkale ve Kapadokya programlarını başlatan, Kruvaziyer turizmin Antalya’daki öncüsü, Turizmcilerin kulübü Antalya Skal Club’ün kurucularından, sadece Antalya’dan değil Türkiye’de ilk Av Turizmini başlatan…

Previous Entry

Kruvaziyer Turizmi ile ilgili görüşlere bu hafta da devam ediyoruz. Önce Apex Turizm’den Orhan Üstündağ görüşleri; ‘’Dünya Cruise pazarının son hızla büyüdüğü dünyamızda ülkemizin bu pazardan daha fazla pay alabilmesi için öncelikle el birliği ile çalışmak gerekiyor.

Next Entry