Suat Tore
World of Traveller

Turizm hala mı üvey evlat?

Nisan 30th 2013 in Türkçe yazıları

Nisan ayının sonuna geldik. 2013 yılının nasıl geçeceği üzerine artık bir fikir yürütebiliriz. Genel görüş çok kısa özetlersek olumlu. Bu yıl da ülkemiz turist sayısında önemli bir artış yaşayacaktır. Bu elbette gelire de yansıyacaktır. Bekleyeceğiz ve göreceğiz.

Her yıl turizmin görüntüsü Mart ve Nisan ayındaki fuarlar ile belli olur. Önce turizmin kabesi ITB-Berlin ve arkasından Moskova fuarları turizmin ileri gelenlerinin buluştukları ve o yılın turizm trendini belirledikleri mekanlardır. Sonrasında yine bu aylar içinde gerçekleşen ve diğer ülke perfomanslarını belirleyen MAP-Paris, TUR – Gothenburg, UITT – Kiev, AITF – Baku ve KITF – Almaty gibi çok sayıda fuar, turizm hareketinin yeni oyuncu ülke pazarlarının seyrini belirler.

Bu fuarların ardından Dünya turizmine yön verenlerin 2013 beklentileri olumlu ve yıl sonunda Dünya genelinde % 4’lük bir seyahat artışı bekleniyor. Dünya turizminin gözde ülkesi Türkiye de bu artış oranını yakalayacak ve muhtemelen aşacaktır. Elbette tüm bu beklentiler Dünyamızdaki barış ortamında gerçekleşebilir. Dileğimiz de savaşların olmadığı huzurlu bir seyahat ortamının olmasıdır. Her zaman söylediğimiz ve yazdığımız gibi turizmciler ve tatilseverler bu barış ortamının sağlanmasında rol oynayan en büyük aktörlerdir.

***

Bu genel girişten sonra şimdi gelelim bizim tarafa;

Son iki ayda katıldığımız etkinliklerde gördüğümüz ve ayrıca gidemeyip duyumlarını aldığımız etkinliklerde tanıtım çalışmalarının durağanlaştığı izlenemini edindik. Evet standlarımız yine güzel, iyi dekorasyonlu, fuar alanlarının en iyi yerlerinde, yurtdışı ateşelerimiz herşeyin en iyisi için çabalıyorlar ama bunları geçtiğimiz yıllarda da izliyorduk. Zaten bu yüzden Türk turizmi bu noktalarda.

Ancak turizm hareketli bir sektördür, duramaz, siz de bekleyemezsiniz. Bölgemizdeki rakip ülkeler tanıtım ve pazarlama çalışmalarını artırır ve en agresif yöntemlerle sürdürürken siz bu çalışmalarda geride kalırsanız pazarı kaptırırsınız. Evet Dünya’da her yıl seyahat edenlerin sayısı % 2-4 artıyor ve turist sayısı toplamda 1 milyarı geçti.  Ama turizme inanan tüm ülkeler bu artışdan daha fazla pay alabilmek için inanılmaz rekabet ediyor ve her türlü pazarlama yöntemlerini kullanıyor. Tüm Dünyada ulaşım kolaylaştı. Her yere artık daha kolay gidiliyor. Eskiden Almanlar en gezginciydi, artık değil. Çinliler Alman gezginleri açık ara geçtiler. Bu arada, Çin’de sadece kültür  yılı ilan etmekle Çinli turisti bekleme yanılgısına düşmemeliyiz. Ruslar artık münferit olarak gittikleri yerlerlere charterlar ile topluca gidiyorlar. Üstelik Karayiplere, Taylan’da Hindistan ve Çin’e onları bizim tur operatörlerimiz götürüyor. Ama biz hala kışın Antalya’yı nasıl dolduracağımızı bilemiyoruz. Yeni bir ürün, yeni organizasyonlar neden yapamıyoruz? Bakanlığın önünü açacağı, sektörün pazarlayacağı yeni ürünler yaratmak çok mu zor?

Her yıl katıldığımız yurtdışı etkinliklere ilave birşeyler katmak durumundayız. Sektör bu işi iyi öğrendi, sektör ile Bakanlığın tanıtım ve pazarlama çalışmalarında daha yakın ve sıkı işbirliği yapması gerekiyor. Bakanlığın tanıtım bütçesi fena değil, hatta rakiplere göre daha iyi, ancak kullanımı için aynı şeyi söyleyemeyiz. Günümüzün iletişim teknolojisinden yeterince faydalanabiliyormuyuz? Uluslararası furlarda tanıtım için sadece broşür, çay, kahve, lokum ikram ederseniz , yaya kalırsınız. Evet Bakanlık pazarlama yapmaz ama sektöre yol açar.  Türk turizmi Dünya turizminde gıpta edilen noktaya bu işbirliği ile geldi. Bu nedenle duramaz ve durmamalıdır.

Katıldığımız yurtdışı etkinliklerin neredeyse tamamında Bakanlık ateşelerimiz görev sürelerini doldurmuş ve yeni atanacak olanı bekliyorlardı. Bu pazarlar turizmimizin ana damarlarıdır, bu pazarlarda hata yaparsanız, telafisi çok zor olur.  Atamaların hızla yapılması, bu köşede çokça yazdığımız gibi,  yeni gelen ateşelerimizin bu bekleme sürelerinde pazarı tanımaları için  görev süresi bitenin tecrübelerinden yararlanması neden hızla sağlanmaz?

Merkez kadrolarında değişiklikler olacağı yeni Bakanımızın gelişinden bu yana, üç ayı aşkın süredir kulaklarımıza geliyor. Bu kadro yapılanmalarının bir an önce netleşmesi gördüğümüz durağanlığı sona erdirecektir. Yeni Bakanımızın  hükümet içindeki etkinliği sektörümüz için büyük avantajdır. Sektörümüzün de bu avantajı çok iyi kullanması, bize turizm hala mı üvey evlat sorusunu sordurmıyacaktır. Bu başlığı taşıyan kitabımızı 15 yıl kadar önce yazmıştık, serisini yapmak istemiyoruz !


One comment to...
“Turizm hala mı üvey evlat?”
Avatar
Zafer Cengiz

Türk turizminin makro perspektiften güncel ve nefis bir genel görünümünü tek kareye oturtup, bir güzel de yorumlamışsınız Sn.Töre. Bu usta çerçeveye katkı koyak gerekirse: Önde gelen özellikleri “stratejist” ve “siyasi görev” yükümlülükleri olan yeni Bakanımızın 100 güne yaklaşan görev eşiğinde, Bakanlığa güncel koşullarda ve “yenilikçi” çizgilerde görevler vermesi söz konusu. Kanımızca, burada son 6 yıldır askıya alınmış ve adeta gündemden kalkmış olan 2023 Stratejisinin revize edilerek 2.Eylem Planı ile yeni ataklar devreye alınması, aktif gündeme oturacaktır. Ancak, bazı detaylarına da değindiğiniz gibi, turizmin hizmetler zincirindeki aksamaların ve özellikle de yitirilen zamanın telafisi mümkün değil. Bürokratik hizmetler ötesinde, bizce esas öncelikli sorun, turizmde makro örgütlenme tıkanıklığının aşılmasıdır. Devlet politikasının yasal yansıması olan Strateji çerçevesinde, bunun adı konulmuş hali ise “Turizm Konseyleri” değil midir? Son kesitte tüm gelişmiş ve gelişme sürecinde olan destinasyonlar, kıvranarak bu oluşumu aramakta ve beklemektedir. Bakanlığın tek bir “Konsey Yönetmeliği” ile harekete geçireceği Ulusal Konseyler Zinciri, tüm yurtta yerel paydaşları bölgesel turizm yönetiminde “güç birliği” sürecinde eylemlere ve çalışmaya sokacaktır. Bu öncelikli yasal gereğin bir yıl daha gecikmesi ise, Anadolu destinasyonlarının belirsizlikler içinde bocalayıp zaman ve kan kaybına yol açacaktır. Turizmde “merkezi yönetim” modelinde değişim ve geçiş yaşanmaktadır ama, bu sürecin uzaması ve sekteye uğraması, çarpık zihniyetleri iyice iflah etmez şekillere sokmaktadır. Üvey evlada yeni bir kaftan giydirerek, kabuk değişimini noktalamak gerekiyor. Ne dersiniz?




required



required - won't be displayed


Your Comment:

TÜSİAD ‘ın“Sürdürülebilir Turizm” raporunu tamamlıyoruz. Türkiye’nin turizm sektöründe rekabet içinde bulunduğu ülkeler tarafından yürürlüğe koyulan sürdürülebilirlik uygulamalarına da raporda değinilmiştir.

Previous Entry

Ortadoğunun lider turizm fuarı ATM bu yıl çok hareketliydi. Bu yıl 20.kez düzenlenen ATM’e, 87 ülkeden 2,500 turizm kuruluşu standları ile katıldı ve 6-9 mayıs tarihleri arasında 22,000 m2 yi aşan Dubai Uluslararası Kongre ve fuar merkezi –DICEC- salonlarında buluşarak turizm alışverişi gerçekleştirdiler. ATM –Dubai direktörü Mark Walsh 2012 de bölgedeki turizm hacminin %4.2 büyüyerek […]

Next Entry